Son İletiler

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 »
1
Ders Notları / Ders 10
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Nisan 09, 2018, 07:18:47 ÖS »
Tibbi terminoloji-10
Yrd.Doç.Dr.Eser Ağar

GÖZ İLE İLİŞKİLİ TERİMLER
Göz, görme organıdır. Kafatasında orbita denilen iki boşluk içine yerleşmişlerdir.
Göz iki kısımda incelenir:
Göz küresi
Gözün yardımcı oluşumları.
Göz kasları, göz kapakları, kirpikler ve gözyaşı bezi gözün yardımcı organlarını oluşturur.

Anatomik Terimler
Orbita : Frontal kemikte bulunan sağlı sollu, gözyuvarlarının yerleştikleri kemik boşluklarıdır.
Ophthalmos (oftalmus) : Göz.
Oculus (okulus) : Göz.
Nervus opticus : Optik sinir, görme siniri.
Bulbus oculi : Göz yuvarı, göz küresi.
Sclera (sklera) : Göz akı.
Cornea (kornea) : Dış katmanın 1/6 ön kısmıdır. Saydam kısım.


İris : Korpus silyareden ortaya doğru uzanan yaprak şeklindeki uzantıdır.
Pupilla : İrisin ortasında bulunan delik.
Retina : Gözün en iç katmanı.
Lens : Mercek.
Camera : Göz yuvarının içindeki odalara verilen isim.
Palpebra : Göz kapağı.
Blepharon (blefaron): Göz kapağı.
Gl. Tarsalis : Tarsal bezler. Göz kapağında bulunan yağ bezleri.
Conjunctiva : Göz kapaklarının korneaya bakan yüzlerini kaplayan müköz katman.
Gl lacrimalis : Lakrimal bez. Göz yaşı bezi.
Photo : Işık.

Semptom Terimleri
Epiphora(epifora) : Aşırı gözyaşı gelişi.
Scotoma (skotom): Görme alanındaki kör nokta. Görme alanın her hangi bir yerindeki boşluk.
Photophobia (fotofobi) : Işıktan rahatsız olma.
Strabismus : Şaşılık.
Nystagmus (nistagmus) : Gözlerin yatay, dikey ya da daire çizecek biçimde ritmik olaraktitreşmesi.
Diplopia (diplopi) : Çift görme.
Amblyopia (ambliyopi): Görme keskinliğinin azalması


Tanı Terimleri
Ophtalmoplegia (oftalmopleji) : Gözün en dış katmanında görülen felçler.
Cycloplegia (siklopleji) : Kirpiksi kaslardaki felç.
Hypermetropia : Göze gelen paralel ışınların retinanın önünde odaklandığı kırmakusurudur.
Myopia : Göze gelen paralel ışınların retinanın önünde odaklandığı kırma kusurudur.
Astigmatism : Gözün kırma gücü göz küresinin farklı meridyenlerinde başka başkadır.
Presbyopia (presbiyopi) : İlerleyen yaşla birlikte yakın görmede ortaya çıkan bir çeşit hipermetropidir.

Pterygium(pterijium) : Göz kapaklarının birleştiği köşe ile kornea arasında, konjuktivanın bir bölümünün kalınlaşmasıyla oluşan üçgen şeklinde zarımsı oluşum.
Dactriostenosis (daktriyostenos) : Nazolakrimal kanalın ya doğuştan bir anormali ya da enfeksiyon nedeniyle daralması.
Scleritis (sklerit) : Sklera dokularının derin, genellikle lokalize iltihaplanmasıdır.


Keratomalacia (keratomalasi) : Korneanın beslenme bozukluğu sonucu yumuşaması.
Keratoconus (keratokonus): Daha çok 10-20 yaş arasında başlayan, genellikle iki yanlı olan ve yavaş yavaş ilerleyen bir kornea genişlemesidir.
İritis(irit) : İris iltihabı.
Dacryocystitis (dakriyosistit): Gözyaşı kesesinin iltihaplanması.

Blepharitis (blefalit) : Göz kapağı kenarlarının iltihaplanması.
Blepharoptosis (blefaroptoz) : Göz kapaklarının düşüklüğü.
Arpacık, hordedum, itdirseği : Bir veya birkaç zeis ya da moll bezinin veya meibomius bezlerinin akut, lokalize piyojen iltihabı.
Şalazyon : Bir meibomius bezinin kronik, granülomatöz genişlemesi.
Entropion : Göz kapağının içe dönmesi.
Ectropion : Göz kapağının dışa dönmesi.
Conjunctivitis : Konjunktivanın iltihabı.

Keratoconjunctivitis sicca (keratokonjiktivit sikka) : Her iki gözde de konjunktiva ve korneanın kronik bir şekilde kuruması.
Cornea ulcere : Enfeksiyon nedeniyle kornea dokusunda oluşan yerel nekroz.
Xerophthalmia (kseroftalmi) : A vitamini noksanlığı ve protein-enerji malnutrusyonuna eşlik eden ve kendisini kuru çıplak bir kornea ile gösteren bir durum.
Glaucoma(glokom) :Göz içi basıncının artmasıyla belirgin bir hastalıktır.
Catarac(katarakt) : Göz merceğinin opaklaşmasıdır


Uveitis : İris, corpus ciliare ve koroid iltihabı.
Sympathetic ophthalmia: Gözlerden birinin travmaya uğramasından sonra uvea pigmentine karşı bir aşırı duyarlılık reaksiyonu olarak meydana gelen iki yanlı ağır bir granülomatöz uveitis.
Panophthalmitis (panoftalmit) : Gözün her üç tabakasını da tutan ve genellikle tam tahribatla sonuçlanan irinli bir iltihaplanma.
Endophthalmitis (endoftalmit) : Uvea, corpus vitreum ve retinada sınırlı kalan benzer bir iltihaplanma.
Vascular retinopathy : Gözdeki veya sistemik damar hastalıklarına bağlı olarak oluşan retina kanaması, eksudasyonu, ödemi, iskemisi veya enfarktüsü.
Diabetic retinopathy : Diabet nedeniyle meydana gelen retina patolojisi.

Retina dekolmanı : Nöral retinanın, alttaki retina pigment epitelinden ayrılması.
Retrolental fibrodysplasia : Prematüre bebeklere yüksek konsantrasyonda oksijen verilmesine bağlı olarak gelişen retina damarlarında anormallikle belirlenen bir hastalık.
Retinoblastoma : Retina nükleer tabakalarından gelişen doğuştan bir malign tümördür.
Retinitis pigmentoza : Kalıtsal, yavaş gelişen bir çeşit retina dejenerasyonudur.


Ameliyat Terimleri
Lens extraction : Lensin çıkarılması.
Cornea transplantation : İşevsel olan korneanın çıkarılarak başka bir insandan alının korneanın implante edilmesi.
Keratocentesis : Korneanın delinmesi.
Kerectomy : Korneanın kısmen çıkarılması.
Tarsorrhaphy : Kapak kenarlarını karşılıklı dikerek göz kapağı aralığını daraltma veya tamamen kapatma.
Blepharoplasty : Göz kapağı üzerinde herhangi bir şekil bozukluğunu düzeltmek amacıyla yapılan estetik ameliyat.
Enucleation : Göz küresinin orbita içi yumuşak dokularla birlikte çıkarılması.


Kulağa İlİşkİn Terİmler
Kulak, işitme ve denge organıdır. Temporal kemik içine yerleşik iki organdır.
Dış kulak, orta kulak ve iç kulak olarak üç bölümden yapılmıştır.
Dış kulak, kulak kepçesiyle topladığı ses dalgalarını kulak zarı titreşimleriyle orta kulağa geçirir.
Orta kulakta kulak kemikçikleri ve orta kulak boşluğu bulunur. İşitme ve denge işlevleri iç kulak bölümünde gerçekleşir.


Auris (avris): Kulak
Oto, otikos : Kulak.
Auris externa : Dış kulak.
Auris media : Orta kulak.
Auris interna : İç kulak.
Auricula (avrikula) : Kulak kepçesi.
Gl. Seruminosa  : Seruminos bez

Membrana tympanica : Timpanik zar.
Myringa : Kulak zarı.
Ossicula auditoria : Kulak kemikçikleri.
Stapes : Üzengi kemiği.
İncus : Örs kemiği.
Malleus : Çekiç kemiği.
Cavum tympani : Orta kulak iltihabı.
Tuba auditiva : Orta kulak boşluğu ile yutak arasında uzanan boru. (Östaki)
Cartilago auricularis : Kulak kepçesi kıkırdağı.
Cochlea : İç kulakta işitme duyusunu alan kısım.
Vestibulum : İç kulakta dengeyle ilgili kısım.


Semptom Terimleri
Tinnitus : Kulak çınlaması.
Otalgia : Kulak ağrısı.
Otorrhea : Kulak akıntısı.
Otorrhagia : Kulak kanaması, kulaktan kan gelmesi.


Tanı Terimleri
Perichondritis : Kulak kepçesi kıkırdağının perikondrium iltihabı.
Otitis externa : Dış kulak iltihabı.
Otitis media : Akut orta kulak iltihabı.
Myringitis tympanitis : Kulak zarı iltihabı.
Otosclerosis : Üzengi kemiği (stapes) tabanının ankilozuna ve iletim tipi işitme kaybına neden olan bir hastalık.
Sensorinöral işitme kaybı : İç kulak ve işitme sinirindeki bir nedene bağlı olarak oluşan işitme kaybı.
Meniere hastalığı : Membranöz labirentteki yaygın bir dilatasyonun eşlik ettiği, tekrarlayan şiddetli baş dönmeleri, sensorinöral işitme kaybı ve kulak çınlamasıyla giden bir hastalık.
Vestibular neuritis : Önceleri devamlı, daha sonra nöbetler halinde gelen baş dönmeleriyle ortaya çıkan iyi huylu bir hastalık.
Acoustic neuroma : Kafa sinirinin tümörü.
Presbyacusis : Normal yaşlanma olayının bir bölümü olarak oluşan sensorinöral işitme kaybı

Ameliyat Terimleri
Myringotomy : Kulak zarında cerrahi olarak delik açılması.
Tympanostomy : Timpanik boşluğun bir tüp aracılığıyla dış kulağa açılması.
Tympanotomy : Kulak zarı ameliyatı.
Otoplasty : Dış kulağın plastik ameliyatı.


 Derİye İlİşkİn Terİmler
Deri, vücudu saran, en ağır ve en büyük organdır.
Toplam vücut ağırlığının %16’sıdır.
Kalınlığı 1-4 mm arasındadır.
En ince olduğu yer göz kapakları, en kalın olduğu yer ayak tabanıdır.
Deri, insan için önemli bir organdır. Koruma, salgılama, ısıyı ayarlama ve duyu alma gibi işlevleri vardır.

Anatomik Terimler
Cutis, tegument, pella : Deri.
Corium : Deri.
Dermis : Deri
Epidermis : Üst deri.
Dermis : Epidermisin altındaki sıkı bağ dokudan yapılmış kattır. Alt deri.
Hypdermis : Deri altı katı.
Pili : Kıllar
Lanugo : Tüy gibi kıl.
Melanocytus : Epidermis katmanı hücreleri arasında melanin pigmenti içeren ve derinin rengini veren hücreler



Folliculus pili : Kıl kökü.
Vibrissae : Burun kılları.
Hicri : Koltuk altı kılları.
Barba : Sakal.
Pubes : Dış üreme organları çevresindeki kıllar.
Gl. Sebaccea : Deri yağ bezleri.
Gl. Sudorifer : Deri ter bezleri.
Unguis : Tırnak.
Onyx : Tırnak.
M. arrector pili : Errektör kıl kası.
Merkel hücreleri : El ve ayak ayalarındaki kalın deride epidermis hücreleri arasında bulunan dokunma duyusunu alan hücreler.

Semptom Terimler
Pruritus(pururitus) : Kaşıntı.
Cicatrix (sikatriks): Yara iyileştikten sonra deride kalan izi.
Petechiae (peteşi) : Deri altında oluşan küçük kan lekeleri.
Macula : 10 mm’nin altında olmak üzere büyüklüğü ve biçimi değişik olabilen, deride kabarıklık yapmayan renk değişikliği.
Papula : Çapı genellikle 10 mm’nin altında bulunan sert, kabarık lezyon.
Plak : Çapı 10 mm’den büyük çevresinden yüksek bir lezyon veya bir grup papül.
Nodule : Ele gelen deride kabarıklık yapabilen ya da yapmayan yuvarlak sert kitle.
Vesicule : Çapı 5 mm’den küçük, çevresi kesin belirli, içerisinde seröz sıvı bulunan lezyon.

Bulla : Çapı 5 mm’den büyük vezikül.
Pustula : İçerisinde irin bulunan yüzeysel, kabarık bir lezyon.
Telangiectasia : Yüzeysel kan damarlarının genişlemesi.
Ecchymosis : Kan damarlarının yırtılmasından dolayı deri altına kan toplanması ve bu yüzden o kısımdaki deri renginin morarması.
Erosion : Epidermisin kısmen veya tamamen kaybı.
Ulcer : Epiermisin ve en azından dermisin bir kısmının kaybı.
Depigmentation : Deriye rengini veren maddenin kısmen veya tamamen kaybolması.
Hyperpigmentation : Deriye rengini veren maddenin fazla bulunması.


Tanı Terimleri
Psoriasis : Sedef hastalığı.
İmpetigo : Öncelikle çocuklarda görülen yüzeysel, vezikülopüstüler bir deri hastalığı.
Eczema : Çeşitli etkenler nedeniyle gelişen yer yer kabuklanma gösteren veziküller oluşması ve akıntı ile belirgin kaşıntılı deri iltihabı.
Urticaria : Deri üzerinde şiddetli kaşıntı ve yanına hissinin eşlik ettiği pembemsi kırmızı kabartılar oluşması ile belirgin alerjik durum.
Texic epidermal necrolysis : Deri ve bazen de mukoza epitelinin tabakalar halinde soyularak geride geniş, çıplak sahalar bıraktığı, hayatı tehdit edecek derecede ağır bir deri hastalığı.
Dermatophyte infection : Deri ve eklerinin mantar enfeksiyonları.
Tinea corporis : Vücut mantarı.
Tinea pedis : Ayak mantarı

Tinea unguium : Tırnak mantarı.
Tinea capitis : Baş mantarı.
Tinea barbae : Sakallı deri bölgesinin mantarı.
Cellulitis : Bağ dokusunun özellikle gevşek yapıdaki deri altı dokusunun yaygın iltihabi durumu.
Erysipelas : Yılancık.
Folliculitis : Kıl folliküllerinin yüzeysel veya derin bakteri enfeksiyonu.
Fronkül : Stafilokok enfeksiyonu nedeniyle akut olarak oluşan hassas perifolliküler iltihabi nodüller.
Carbunculus : Enfeksiyonun deri altına da yayıldığı bir grup çıban.
Dermatitis : Derinin yüzeysel yangısı.
Seborrheic dermatitis : Kafa derisinde, yüzde ve bazen de vücudun diğer bölgelerinde görülen deri kalınlaşması.
Atopyc dermatitis : Derinin kronik, kaşıntılı, yüzeysel bir iltihabı

Erythrasma : Corynebacterium minutissimum tarafından oluşturulan ve hemen her erişkinlerde görülen yüzeysel bir deri enfeksiyonu.
Comedon : Yağ bezi kanallarının tıkanmasıyla oluşan siyah noktalar.
Acne : Sivilce.
Rosacea: Genellikle orta veya ileri yaşlarda başlayan, özellikle yüzün merkezi
kısımlarındaki telanjiektazi, eritem papül ve püstül gibi lezyonlarla belirlenen kronik iltihabi bir hastalık.
Erythema nodosum: Daha çok pretibial bölgede, bazen de kollarda ve diğer bölgelerde hassas, kırmızı nodüllerin ortaya çıktığı iltihabi bir deri ve deri altı dokusu hastalığıdır.
Pemphigus : İntradermal büllerle seyreden etyolojisi bilinmeyen bir deri hastalığıdır.
Dermatitis herpetiformis : Şiddetle kaşınan veziküllerin, papüllerin ve ürtiker benzeri lezyonların kümeler yaptığı kronik bir hastalık.
Pseudofolliculitis barbae : Kıl dönmesi.
Paronychia : Tırnak yatağı iltihab

Pitriasis rosea : Etkeni bilinmeyen, pul pul lezyonlarla ortaya çıkan hafif iltihabi bir deri hastalığı.
Lichen planus : Birbirleriyle birleşerek kaba, pullu plaklar halini alabilen, küçük ayrı ayrı duran, köşeli papüllerin görüldüğü tekrarlayan, kaşıntılı, iltihabi bir hastalık.
İcthyosis : Deri yüzeyinde aşırı pullanma gösteren herediter bir grup hastalık.
Decubitus ulcer : Genellikle yatalak hastalarda basınç altında kalan yerlerinde oluşan iskemik nekroz ve ülserlerdir.
Albinism : Melanositlerin melanin yapmadığı kalıtsal bir hastalıktır.
Vitiligo : Melonositlerin sonradan ortdan kalktığı bir hastalıktır.
Milliaria : İsilik.
Nevus : Ben.
Ephelides : Çil, benek.
Verrucae vulgaris : Siğil.
Alopesia : Kellik, saçların dökülmesi.
Scabiazis : Uyuz.
Keratoacanthoma : Merkezinde keratinöz madde içeren bir krater bulunan yuvarlak, sert ve genellikle et renginde bir lezyon.

Ameliyat Terimleri
Dermatoplasty : Cildin bir yerini tamir için vücudun başka bir yerinden bir cilt parçası kesip bu yere yapıştırma ameliyatı.
Excoriation : Cildin bir kısmının çıkarılması.
Dermatome : Greft olarak hazırlanmak üzere çeşitli kalınlıkta deri plakları kesebilen araç.
Curettage : Derideki yüzeysel lezyonların deri küretiyle (kazıyıcı alet) alınması


2
Ders Notları / Ders 9
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Nisan 09, 2018, 07:17:52 ÖS »
Terminoloji 9
Yrd.Doç.Dr.Eser Ağar
Endokrin sistem

ENDOKRİN SİSTEM
Endokrin sistem iç salgı yapan organlar topluluğudur.
Endokrin sistem organlarının salgılarına hormon denir.
Hormonlar doğrudan kana verilir.
Bazı iç salgı yapan hücreler organlaşmamışlar. Yaygın şekilde bulunurlar. Genellikle mide bağırsak ve solunum yollarında çok görünürler. 
Etki şekillerinde bakarsak çevre hücre ve dokuları etkileyen hormonlara parakrin, kana verilip uzak bir doku ve organı etkiliyor ise endokrin etki denir.


ANATOMİK TERİMLER
Glandula(L): salgı bezi
Aden(G):salgı bezi
Parenchyma(parenkima): salgı bezlerinde salgı yapan hücrelerin oluşturduğu bölüm.
Stroma: salgı bezlerinde hücrelerin arasındaki bağ doku
Hypophysis(hipofiz): Hipofiz bezi. Kafatası içinde beynin alt yüzünde, hipotalamusa bağlı iç salgı  bezi.
Adenohypophysis (adenohipofiz) Hipofiz bezinin ön lobu
Neurohypophysis (Nörohipofiz); Hipofiz bezinin arka lobu

Follikülleri stimule eden (uyaran) hormon (FSH): Hipofiz bezinin ön lobundan salgılanır. Ovaryumda follikül hücrelerini etkileyen hormon. Erkekte testisteki spermiyum ana hücrelerini etkiler
Lüteinleştirici hormon (LH): Hipofiz bezinin ön lobundan salgılanır. Kadında progesteron hormonu salgılamalarını sağlar. Erkekte testosteron hormonu salgılamasını sağlar.
Adrenokortikotrop hormon (ACTH): Hipofiz bezinin ön lobundan salgılanır. Böbrek üstü bezinin korteks katmanı hücrelerini etkiler.
Laktojenik (prolaktin) hormon (LTH): Hipofiz bezinin ön lobundan salgılanır. Süt salgılanmasını hızlandırır.
Oksitosin: Hipofiz bezinin arka lobundan salgılanır. Uterusun düz kas hücrelerini etkiler.



Antidiüretik hormon: Vaspressin. Hipofiz bezinin arka lobundan salgılanır. Kan damarlarındaki düz kas hücrelerini etkileyerek kan basıncını yükseltir.
Gl. Suprarenalis: Böbrek üstü bezi. Adrenal bez. Suprarenal bez.
Gl. Throidea: (Tiroit bezi) Boyunda, soluk borusuna yapışık olarak bulunan bez.
Gll. Parathyroidea: (Paratiroit bezleri) Tiroit bezinin arkasında bulunan dört küçük bez.
İnsula pancreaticae: Langerhans adacığı. Pankreas bezi içinde iç salgı yapan hücre topluluğudur.
Ovarium: yumurtalıklar. Östrojen ve progesteron salgılanır.
Testis: erkek üreme bezi. Bu bezden testesteron salgılanır.

SEMPTOM TERİMLERİ
Galactorrhea (galaktore): Gebelik ve emzirme durumu olmaksızın süt salgısının olmasıdır.
Exophtalmia, exophtalmus (eksoftalmi, eksoftalmus): göz küresinin dışarı doğru çıkması
Hyperkinesia: (hiperkinezi): aşırı hareketlilik
Tetani: kasılma spazm
Virilism: androjen yükselmesine bağlı olarak erkek tipi kıllanma, klitoris büyümesi, kas kütlesinde artma.
Hirsutizm: Özellikle kadınlarda aşırı kıllanma
Gynecomastia(Jinekomasti): erkeklerde göğüslerin büyümesi

TANI TERİMLERİ
Hypopituitarism: Hipofizin yetersiz hormon salgılaması durumu.
Hypothyroidism: Tiroid bezinin yetersiz salgı yapması durumu.
Addison hastalığı: Primer adrenal yetmezliği.
Hipofizer cücelik: Hipofizin yeterli büyüme hormonu salgılamamasına bağlı gelişen cücelik.
Acromegalia: Yetişkinlerde büyüme hormonu fazlalığına bağlı olarak gelişen bir hastalık.
Gigantism: Çocuklarda büyüme hormonu fazlalığına bağlı olarak gelişen bir hastalık.


Adrenogenital syndrome: Aşırı miktarda adrenal androgenlerin salgılaması nedeniyle virilizasyona yol açan doğuştan ya da sonradan oluşan herhangi bir sendrom.
Cushing’s syndrome: Aşırı miktarda hidrokortizon veya ilgili kortikosteroidlerin uzun zaman etkisinde kalma sonucunda gelişen klinik anomaliler grubu.
Thyroiditis: Tiroit bezinin iltihabı.
Hashimoto tiroiditi: Kronik lenfositer tiroidittir. Otoimmun bir hastalıktır.



Goiter: Tiroit bezinin büyümesi.
Papiller karsinom: Tiroidin en sık görülen kötü huylu tümörü.
Anaplastic carcinoma: En kötü huylu tiroid tümörüdür. Tanıdan sonraki bir yıl içerisinde bütün hastalar ölür.
Parathyroid adenoma: Paratiroid bezinin benign tümörü.
Diabetes insipidus: Hipofiz arka lobu hormonu olan antidiüretik hormon yetersizliğine bağlı gelişen bir hastalık, “şekersiz şeker hastalığı” da denir.
Diabetes mellitus: Şeker hastalığı.
Cretinism: Çocuklarda konjenital hipotirodz durumudur. Zeka geriliği ve cücelik ile karakterizedir.

AMELİYAT TERİMLERİ
Hypophysectomy: Hipofiz bezinin ameliyatla alınması.
Trans-sfenoidal rezeksiyon: Bir hipofizektomi yöntemi.
Thyroidectomy: Tiroit bezinin ameliyatla alınması.
Subtotale thyroidectomy: Tiroit bezinin çok az bir kısmının bırakıldığı tiroidektomidir.
Adrenalectomy: Adrenal bezlerinin ameliyatla alınması.
Parathyroidecomy: Paratiroid bezinin ameliyatla alınması
SİNİR SİSTEMİ

Sinir sistemi işlevsel ve yapısal yönden karmaşık bir yapıya sahiptir.
Sinir sistemi; merkezi sisnir sistemi ve periferik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır.
Merkezi sisnir sistemi beyin, beyincik ve omurilik; periferik sinir sistemi ise çevresel sinirler ve ganglionlardan oluşur.

ANATOMİK TERİMLER
Neuron: (Sinir hücresi) Beyin, beyincik, omurilik ve ganglionlarda bulunur.
Neuroglia: Merkezi sinir organlarında nöronlar arasını dolduran ve sinir dokuya özgü bağ doku.
Substantia grisea:(Gri katman) Boz katman Omurilikte dışta, beyin ve beyincikte içte bulunur. Sinir hücreleri bu katmanda olur.
Substantia alba: (Ak katman) Omurilikte dışta, beyin ve beyincikte içte bulunur. Burada glia hücreleri ve sinir hücrelerinin uzantıları görülür.
Dendritum (dentrit): Sinir hücresinde hücreye ağaç görünümü veren kısa kalın uzantılar. Bunların sayıları birden çok olur ve dallanır.
Synapsis (sinaps): Uyartıların; bir sinir hücresinden bir sinir hücresine ya da sinir hücresinden bir vücut hücresine geçirilmesini sağlayan bağlantılardır.

Cerebrum: Beyin
Cerebellum: Beyincik.
Encephalon: Beyin ve beyincik. İkisine birden verilen isim. Tüm beyin.
Cortex: Beyin ve beyincikte dış katman. Sinir hücreleri bu katmanda bulunur.
Medulla: Beyin ve beyinciğin iç katmanı.
Meninx: Beyin, beyincik ve omuriliğin çevresini saran, koruma amaçlı üç zara verilen isim.
Dura mater: Beyin, beyincik ve omuriliği saran zarlardan en dışta olanıdır. Serttir. Beyin ve beyincikte kafatası kemiklerine yapışık, omurilikte omurlara yapışık değildir.
Arachnoidea: (Örümcek zar) Beyin, beyincik ve omuriliği saran zarlardan ortada bulunan zardır.
Piamater: Beyin, beyincik ve omurilik dokularını saran en iç zardır. Oldukça yumuşaktır.


Medulla spinalis: (Omurilik) Merkezi sinir sisteminin omurga kanalı içindeki bölümü.
Myelon: Omurilik.
Canalis centralis: Omuriliğin ortasında, boyuna uzanan kanal. İçinde beyin omurilik sıvısı bulunur.
Medulla oblangata, bulbus: (Omurilik soğanı) Beyinin omurilikten önceki soğan şeklinde bölümü.
Pons: Omurilik soğanı ile beyin gövdesi arasında kalan bölüm.
Hemispherium: Beyin yarım küresi.


Nervus: Sinir.
Neurofibra: (Sinir teli) Sinir hücresine ait akson ve bunu saran kılıflardan oluşur.
Ganglion: Merkezi sinir sistemi organları dışında sinir hücresi içeren düğüm şeklindeki oluşumlar. Vücudun belli bölgelerinde bulunur. Sinir hücresi içerir. Sinir hücreleri arasında nöroglia değil doku bulunur.

Semptom Terimleri
Algesia: ağrı ve acı hissetme
Analgesia: ağrı duyusunun algılanmaması
Cephalgia: Baş ağrısı.
Vertigo: Baş dönmesi.
Aphasia: Fiziksel yeteneğin olmasına ve kişinin istemesine rağmen, öğrenilmiş amaçlı motor eylemleri yapamama. Merkezi konuşamama hali.
Syncope(senkop): Kısa süreli bilinç kaybı, bayılma.
Stupor: Hastanın, ancak şiddetli uyaranlarla kısa bir süre için uyanık duruma getirilebildiği tepkisizlik durumu.
Coma: Uyandırılmanın mümkün olmadığı tepkisizlik durumu.
Confusion: Bilinç kaybı ile seyreden nöbet.
Convulsion: Anormal beyin uyartıları sebebiyle kasların istem dışı kasılmaları

İllusion: (Yanılsama) Çevreden gelen uyarımların yanlış algılanması sonucu oluşan psikotik ve organik ruhsal rahatsızlıklarda görülen belirti.
Hallucination: Olmayan bir çevre uyarımının sanki varmış gibi yaşanması, örneğin kulağa gerçekte olmayan sesler gelmesi gibi, psikotik bir belirti (varsan).
Delirium: İrritabilite, korku, görsel hallusinasyonlar ve bazen de çevreyle ilişkilerin tam anlamıyla kopması gibi özellikler gösteren bir rahatsızlık.
Anksiyete nevrozu: Birdenbire ortaya çıkan, zaman zaman yineleyen, çoğunlukla bedensel, fizyolojik belirtilerle birlikte olan aşırı kaygı durumudur.
Fobik nevroz: Anlamsızlığı, gereksizliği, mantıksızlığı, yersizliği hasta tarafından kabul edilen; ancak denetlenemeyen, engellenemeyen bir korku durumudur.

Tanı Terimleri
Dementia: (Bunama) Yapısal nöropatolojik değişiklikler nedeniyle oluşan ve kendisini yetenek kaybıyla belli eden, ilerleyici, düzelmesi olanaksız beyin fonksiyon bozukluğu sendromudur.
Alzheimer hastalığı: Demansa yol açan dejeneratif bir hastalık.
Creutzfield-jakob hastalığı: Bir virüsün neden olduğu demansa giden hastalık.
Paralysis agitans: (Parkinson hastalığı) Orta yaşta gelişen ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı. Bu hastalığın klinik bulguları arasında monoton ses, ellerin titremesi, yüzün anlamını yitirmesi gibi bulgular yer alır.

Hydrocephalus: Beyin ventriküllerinde normalin üzerinde sıvı toplanması.
Microcephalus: Başın normalden küçük olması.
Amnesia: Hafıza kaybı, unutkanlık.
Obsesif-kompülsif: Nevroz Düşünce ve mantık düzeyinde ortaya çıkan, anlamsızlığı, gereksizliği, yersizliği, hasta tarafından kabul edilen, hastanın irade ve isteği dışında inatçı biçimde sürekli olarak yineleyen takıntılı düşünce ve davranışlar.
Hysteria. Genellikle benliği olgunlaşmamış olanlarda, çatışmalardan kaynaklanan, bastırılmış, denetlenmiş, engellenmiş, ertelenmiş duygu ve düşüncelerin bedensel ya da ruhsal belirtilerle açığa çıkan bir nevrozudur.
Hypochondriasis (Hastalık hastalığı). Kişinin sürekli bir biçimde sağlığı hakkında aşırı kaygılanması, kendinde gerçekle olmayan hastalıklar görmesi ile belirgin ağır bir psikonevroz türüdür.

Conversion: Kişinin iç dünyasındaki bir çatışmayı simgesel bir biçimde dışa vurmasına yol açan, bedeninde ortaya çıkan duygusal veya hareketsel işlevlerinde bozulmadır.
Depression: (Ruhsal çöküntü) Üzüntü ve enerji azalması, yorgunluk ve umutsuzluk belirtilerinin yanı sıra kişinin benlik saygısının azalması ve suçluluk duygularının görüldüğü, ileri şekilde psikotik düşünce bozukluklarının ve intiharların tabloya eklendiği bir duygu durum bozukluğudur.
Mania: Aşırı neşelenme, hareketlerde ve enerjide artış, gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma gibi, belirtilerle seyreden depresyonun karşıtı bir duygu durumu bozukluğudur.,
Schizophrenia: Ruhsal işlevlerin hemen tamamının büyük ölçüde hasara uğradığı, kesin nedeni ve tedavisi henüz bulunamamış olan ağır bir psikotik hastalık.
Psychosis: Hastanın gerçeği değerlendirmesinde, düşünce içeriğinde, duygulanım, algılama ve davranışlarında ileri derecede bozulmalar yapan ağır ruhsal hastalıklara verilen genel addır.




Psychoneurosis: Hastaların gerçeği değerlendirmesinin ileri derecede bozulmadığı, yaşama sınırlı da olsa uyum gösterebildiği anksiyete, obsesif-kompulsif bozukluk ve fobik bozukluk gibi psikiyatrik rahatsızlıklara verilen genel addır.
Epilepsia: (Sara) Beyin fonksiyonunun kısa süren krizler şeklindeki, tekrarlayan hastalığı. Birdenbire ortaya çıkan ve kısa süren kriz sırasında bilinç değişiklikleri, aşırı hareketlilik, duyusal olaylar ve uygunsuz davranışlar görülür.
İnsomnia. Uykusuzluk.
Narcolepsy: Tekrarlayan uyku nöbetleri. Uyku hastalığı.
Hypertensive encephalopathy: Şiddetli hipertansiyonlu hastalarda kendini baş ağrısı, konfüzyon veya stupor ve konvülsiyonla belli eden akut veya subakut durum

İntracerebral hemorrhage: Beyin dokusu içine kanama.
Meningitis: Beyin ve omurilik zarlarının iltihabı.
Myelitis: Omurilik iltihabı.
Poliomyelitis: (Çocuk felci) omurilik gri maddesinin iltihabı, daha çok çocuklarda görülen ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı, kusma ile aniden başlayıp ağır şekillerde kaslarda atrofi ve felce uzanan virutik hastalık.
Polioencephalitis: Beyin gri maddesinin iltihabı.
Poliomyelencephalitis: Beyin ve omurilik gri maddelerinin iltihabı, poliomiyelit ve polioensefalitin birlikte oluşu.

Encephalitis: Beyin iltihabı.
Encephalomyelitis: Beyin ve omuriliğin iltihabı.
Cerebral abscessus: Beyin absesi, beyin dokusu içerisinde kapsüllü bir irin birikimi.
Neuritis: Sinir İltihabı.
Encephalopathy:Beyin dokusunda dejeneratif değişikliklerle belirgin herhangi bir hastalık.
Disc hernia: Bel fıtığı
Multiple sclerosis: Beyinde ve omurilikte yaygın demiyelinizasyon plaklarının bulunmasıyla özellik kazanan ve yavaş yavaş ilerleyen bir merkezi sinir sistemi hastalığı.
Tremor: (İstem dışı titreme) Vücudun bir veya birkaç bölümünde görülen ve fonksiyonları birbirinin karşıtı olan kasların sırayla ve ardı ardına kasılmaları nedeniyle meydana gelen istem dışı hareketler.


Cerebral parsy: Beyin felci.
Plegia: Felç.
Monoplegia: Bir ekstremitenin felç olması.
Hemiplegia: Vücudun bir yarısını etkileyen felç.
Paraplegia: İki bacağı tutan felç.
Quadriplegia: Dört ekstremitede görülen felç.
Syringomyelia: Omurilik veya beyin sapında içi sıvı dolu bir nöroglia boşluğunun bulunması.
Tabes dorsalis: Omuriliğin arka kordonunun ve buradaki duyu yollarının yavaş fakat ilerleyici dejenerasyonu.
Trigeminal neuralgia: Nervus trigeminusun dağıldığı alanlarda birdenbire ortaya çıkan kısa süreli, çok şiddetli, batma tarzında ağrı.
Bell’s paralysis: Birdenbire ortaya çıkan tek yanlı, idiopatik yüz felci.
Peripheric neuropathy: Çevresel sinirlerde fonksiyon bozukluğu yapan patolojiler.
Muscular dystrophy: Sinir dokularının bozulmasına ait herhangi bir kanıt olmaksızın yalnızca kas liflerinin ilerleyici bir şekilde dejenerasyonu ve dermansızlıkla özellik kazanan bir grup kalıtsal hastalık.
ÖDEV MUSCULAR DİSTROFİYİ ARAŞTIRINIZ.

Ameliyat Terimleri
Craniotomy: Kafatasının açılması.
Ganlionectomy: Ganlionun ameliyatla alınması.
Neurectomy: Sinirin ameliyatla alınması.
Neurotomy: Sinirin kesilmesi.
Neurorrhaphy: Kesik sinirin dikilmesi.
Neurolysis: Travma ya da iltihabi nedenle çevre dokulara yapışan bir sinirin cerrahi girişimle serbest duruma getirilmesi.
Neuroanastomosis: Sinir lifleri arasında cerrahi olarak birleşme sağlama.
Cerrahi dekompresyon: Sinire baskı yapan oluşumun çıkarılması veya uzaklaştırılması
TEŞEKKÜRLER

3
Ders Notları / Ders 8
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Mart 27, 2018, 11:15:11 ÖÖ »
https://drive.google.com/open?id=1lAk9LedUhs9Mptnwt2_ylUmtMRkY-aFw
TERMİNOLOJİ 8

ÜRİNER SİSTEM

Üriner sistem idrarın oluşması, taşınması, toplanması ve dışarıya atılmasında görev alan organlardan oluşur.
Bu organlar; böbrekler (renes), idrar boruları (ureter), idrar kesesi (vesica urinaria) ve idrar yolu (urethra)’dur.
İdrar böbreklerde oluşur.
Diğer organlar idrarı taşıma, depolama ve dışarı atmada görevlidirler.

ANATOMİK TERİMLER
Organa urinaria (organa urinarya): üriner organlar.
Ren: Böbrek
Nephros: Böbrek
Hilum renale:  Böbreğin ortasında ve böbreğe giren çıkan oluşumların olduğu göbek bölgesi. Hilum, hilus.
Cortex renalis: böbreğin iki katmanından dışarıda olan.
Medulla renalis: Böbreğin iki katmanından içte ve hiluma yakın olan.
Glomerulus: Böbreğin korteks katmanında bulunur. Kapiller yumağı şeklinde dağılmış olarak görülür.
Corpusculum renalis: Böbrek cisimciği. Glomerulusu içeren ve arada boşluk olan oluşumlar.
Tubulus ranalis: Böbrek borucuğu. Böbrekte her iki katmanda görülen ince borucuk.
Nephron: Böbreğin idrar üreten en küçük ünitesi.



Pelvis renalis: Böbrekte boşaltma borularının açıldıkları geniş boşluk. Buradan ureter başlar.
Ureter: İdrar boruları.
Vesica urinaria: mesane, idrar kesesi
Cyst: idrar kesesi
Urethra masculina: erkek üretrası
Urethra feminina: Kadın üretrası

SEMPTOM TERİMLERİ
Miction (miksiyon): İdrar yapma
Polyuria: Sık idrar yapma
Oliguria: Seyrek idrar yapma
Dysuria: ağrılı idrar yapma
Anuria: idrarın olmaması
Nocturia: geceleri idrara çıkma
Enuresis: İdrar kaçırma
Nocturnal enuresis: uykuda idrar tutama
Hematuria: idrarda kan bulunması
Proteinuria: idrarda protein bulunması
Glycosuria: idrarda şeker bulunması

TANI TERİMLERİ
Kronik böbrek yetmezliği: Böbreğin filtrasyon ve düzenleme işlevlerinde bozulma
Dialysis: bir çözeltinin içerisindeki elementlerin yarı geçirgen bir zarın bir yanından öbür yanına diffüzyon yoluyla geçirilerek ayrılması
Peritoneal dialysis: Karın ön duvarından yapılan bir kesit ile periton boşluğuna dializ sıvısı verilir.
Hemodialysis: toksik maddelerin hemodiyaliz aygıtları ve sıvıları aracılığı ile kandan uzaklaştırılması.
Glomerulonephritis: glomerüllerin iltihabı


Toxic nephropathy: böbrekte ilaç, yenilen içilen, absorbe edilen veya solunan kimyasal ya da biyolojik bir madde tarafından oluşturulan morfolojik ve ya fonksiyonel değişiklik.
Urethritis: uretranın iltihabı
Cystitis: idrar kesesi iltihabı
Renal agenesis: böbreğin oluşmaması
Nephrolithiasis: böbreklerde taş olması
Cystolithiasis: mesanede taş olması



AMELİYAT TERİMLERİ
Renal transplantation:???
Nephrectomy:???
Nephrotomy:??
Nephrolithotomy:??
Nephropexy: Böbreğin ameliyatla yerine sabitlenmesi
Cystolithotomy: İdrar kesesindeki taşların ameliyatla alınması
Cystectomy:???
Cystotomy:??
Cystoscopy:??
GENİTAL SİSTEM TERİMLERİ

Genital sistem insanda üremeyle ilgili organların oluşturduğu sistemdir.
Bu sistemi oluşturan organlar cinsiyete göre ayrılır.
Kadın üreme organları
Erkek üreme organları
İki sistemde organlar farklıdır fakat görev yönüyle organlar arasında benzerlikler görülür.


ANATOMİK TERİMLER
Erkek genital organlarına ilişkin terimler
Organa genitalia masculina (organa genitalya maskulina)
Testis: Er bezi. Sperm hücrelerinin yapıldığı organ iki tanedir.
Orchis, didymus (orşis, didimus): Er bezi
Scrotum: testisi içine alan deri , torba
Spermium(L): sperm
Sperma (G): sperm
Epididymis: testisten spermleri taşıyan
borunun kendi üzerine kıvrılmasıyla
oluşan organ.
Ductus deferens: epididimis ile uretra
arasında uzanan boru
Prostata: mesanenin altında kestane
büyüklüğünde olan bez.


Kadın genital organlarına ilişkin terimler
Ovarium, over (L): Yumurtalık
Oophoron (oforon)(G):Yumurtalık
Ovum, oocyte, ovocyte: kadın yumurta hücresi
Tuba uterina, oviduct(L): uterus ile ovaryum arasında uzanan boru. Başlangıç ucu ovaryuma bakar. Döllenme burada olur.
Salpinx(L):tuba uterina
Uterus: Rahim. Döllenmeden sonra embriyonun gelip yerleştiği ve büyüdüğü organ.
Endometrium:uterusun mukkoza tabakası. İç tabaka.
Myometrium: uterusun duvarınındüz kas hücrelerinden yapılmış orta katı. Kas tabakası
Perimetrium: uterus duvarını saran seröz zar. Dış tabaka.
Cervix uteri: uterusun vajina içine doğru sokulmuş bölümü.Serviks.




SEMPTOM TERİMLERİ
Erkek genital sistemi
Hematospermia: spermin kanlı olması
Aspermia: sperma sıvısının olmaması
Azospermia: spermada canlı sperm olmaması
Oligospermia: spermada normalden az spermium olması
Necrospermia: spermada bulunan spermiyumların hepsinin ölü olması.

Kadın genital sistemi
Menstruation: dört haftada bir ergenlik çağına girmiş kız ve kadınlarda genital kanama.
Menorrhea(menore): menstruasyonun süre miktar olarak normal oluşu
Amenorrhea: menstruasyonun olmaması
Dysmenorrhea: mensruasyonun ağrılı olması
Hypermenorrhea, menorrhagia: kanamanın aşırı olması ve uzun sürmesi
Oligomenorrhea: seyrek menstruasyon olması.

TANI TERİMLERİ
Erkek genital sistemi
Cryptorchism (kriptorşizm): testislerin skrotuma inmemesi
varicocele: (varikosel): scrotum venlerinin varisidir.
Bening prostat hipertrofisi: Prostat bezinin büyümesi
Seminoma: testis tümör çeşidi
Prostatitis: prostat iltihabı


Kadın genital sistemi
Myoma uteri: uterus kasında gelişen bening tümör.
Vaginitis: vajina iltihabı
Endometriosis: endometrimun uterus dışında başka bir lokasyonda bulunması
Polycytic ovarium: yumurtalıklarda çok fazla kistin bulunması
Menopause:kadında mensturasyonun durduğu dönem


AMELİYAT TERİMLERİ
Erkek genital sistemi
Prostatectomy:???
Orchiectomy(orşiyektomi): testislerin çıkarılması
Orchiopexy: inmemiş testisin scrotuma indirilmesi
Kadın genital sistemi
Myomectomy:???
Hysteroscopy(histeroskopi): uterusun endoskopik muayenesi
Hysterectomy: uterusun ameliyatla çıkarılması

DOĞUMSAL TERİMLER
Gravida: gebe, hamile
Pregnancy: gebelik hamilelik
Gestation(gestasyon), cyesis(siyez): gebelik
Natus: doğum
Abortus: düşük
Eryhroblastosis fetalis: kan uyuşmazlığı sonucu fetusta veya teni doğanda oluşan hemolitik anemi


4
Ders Notları / Ders 7
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Mart 12, 2018, 08:16:39 ÖS »
https://drive.google.com/open?id=0B3oWbkLwLk8sWmxYU3RUT1NKYms

Terminoloji ders -7
Yrd.Doç.Dr.Eser AĞAR
Kardiyovasküler sistem terimleri
Kalp-damar sistemi; kanın kalbin kasılma hareketleri ile damarlar(vasa) içinde dolaşması ve en sonunda kalbe geri dönmesini sağlayan sistemdir.
Dolaşım sisteminin ana organı kalptir.
ANATOMİK TERİMLER
Systema cardiovasculare: (sistema kardiyovaskulare): kardiyovasküler sistem
Vas(L):damar
Angi (G):damar
Arteria (arter): atardamar
Arteriola (arteriyol): küçük arter
Vena(L) (ven): toplar damar
Phlebos (G) (flebos): toplar damar
Venula (venül): küçük çaplı ven
Capillare (kapillar): kılcal damar
Rete capillare(rete kapillar): Kapiller ağ
Cor (L) (kor): kalp
Cardia (G) (kardiya): kalp
Pericardium(perikardyum): perikard. Kalbi çevreleyen zar.
Epicardium (epikardium): epikard. kalbin en dış tabakası bu aynı zamanda perikardın visseral tabakasıdır.
Myocardium (myokardyum) :miyokard, kalbin ortasındaki kalın tabaka kalp duvarının kasıdır.
Endocardium (endokardyum): endokard, kalbin en iç tabakası, kalp boşluklarını ve kapakçıkları kaplayan yapıdır.
Atrium (atriyum): kulakçık
Ventriculus (ventirikulus): karıncık
Septum interatriale: atriumlar arası bölme. Bazı çocuklarda bu bölmede delik bulunur. (foramen ovale)
Valva: Kapak
Cuspis (kuspis): atriyoventrikuler deliklerdeki kapakçıklar.
Valva bicuspidalis: bikuspid kapak. Sol atrium ile sol ventrikül arasındaki delikte bulunan ikiz kapak.
Valva tricuspidal: Trikuspid kapak. Sağ atrium ile sağ ventrikül arasındaki delikte bulunan üçüz kapak.
Valva trunci pulmonaris: Pulmoner kapak. Sağ ventrikülden akciğerlere giden arterin başlangıç yerindeki kapak.
Semptom Terimleri
Tachycardia (taşikardi): Kalp atım hızının normalden fazla olması
Bradycardia (bradikardi): kalp atım hızının normalden az olması
Arhythmia (aritmi): kalbin normal ritminin bozulması
Palpitation (palpitasyon): Çarpıntı. Kalp atımlarının hızlı ve kuvvetli oluşu
Cyanosis (siyanoz): morarma. Kan oksişjenlenmesinin yetersiz olmasına bağlı olarak oluşur.
Acrocyanosis (akrosiyanoz): ellerde ve daha seyrek olarak ayaklarda görülen ve derideki küçük damarların spazmı nedeniyle oluşan ağrısız siyanozdur.
İschemia: Herhangi bir organa yeterince kanın gitmemesi.
TANI TERİMLERİ
Cardiomyopathy (kardiyomiyopati) : Kalp kasının iltihabi olmayan patolojik lezyonlarıdır.
İschemic heart disease (iskemik kalp yetmezliği) : Çoğunlukla koroner aterosklerozdan kaynaklanan ve kalp kaslarına yeterince kan gelmesini engelleyen kalp hastalığı.
Hypertension (hipertansiyon) : Arteriyel kan basıncının yükselmesi.
Essential hypertension (esansiyel hipertansiyon) : Tek bir nedene bağlanamayan hipertansiyon.
Shock : Dakikadaki kalp atım sayısının yetersiz olması ya da periferik kan akımınının kötü bir şekilde dağılması nedeniyle, periferik dokulara giden kan akımının, onların canlılıklarını sürdürecek yeterlilikte olmaması durumu.
Cardiogenic shock : Ventrikül yetmezliği nedeniyle gelişen şok.
Hypovolemic shock : Damar içi sıvı hacminin az olması nedeniyle gelişen şok.
Septic shock : Bir enfeksiyon ajanının yol açtığı şoktur.
Atrial fibrillation: Atrium kasının titreme şeklinde sürekli ve düzensiz kasılması.
Ventricular fibrillation: Ventrikül kasının titreme şeklinde sürekli ve düzensiz kasılması.
Cardiac arrest : Kalp durması
Angina pectoris: Koroner arterdeki ateroskloroz sonucu miyokard iskemisine bağlı olarak göğüste ağrı ile ortaya çıkan durum.
Myocardial infarctus : Genellikle miyokardın bir bölümüne gelen koroner kan akımının birdenbire azalması sonucu ortaya çıkan iskemik miyokard nekrozudur.
Mitral stenosis: Mitral kapağın daralması
Mitral incompetence: Mitral kapaktaki yetersizlik. Mitral kapağın tam olarak kapanmaması.
Mitral regurgitation: Mitral kapaktaki yetersizlik nedeniyle sol ventriküldeki kanın sol atriuma geri kaçması.
Endocarditis (endokardit) : Endokardın iltihabı.
Pericarditis (perikardit) : Perikard iltihabı.
Aneurysma : Damarın belli bir bölgesinin genişlemesinden oluşan şişkinlik.
Embolism: dolaşımda sürüklenen pıhtı ve ya bir yabancı madde ile damarın tıkaması.
Aortic aneurysma : Aortta yerel genişleme.
Varix : Özellikle alt ekstremitelerde görülen, ven kapaklarının bozulması nedeniyle venlerin uzayıp genişleyerek kıvrım kıvrım olması durumudur.
ÖDEV;
Buerger Hastalığı
Raynaud Hastalığı
Kısaca araştırılacak.
AMELİYAT TERİMLERİ
By-pass ameliyatı : Tıkalı olan koroner arteri köprüleme ameliyatıdır.
Valve replacement: Kapakçıkların değişimi operasyonu
Cardiac transplantation : Kalp nakli.
Açık kalp ameliyatı : Bozuk kapakçıkları değiştirmek amacıyla yapılan ameliyattır.
Pericardiectomy : Perikardın çıkarılmasıdır.
Angioplasty:
Trombectomy: Damar içerisindeki pıhtının çıkarılması.
Solunum sistemi terimleri
Anatomik terimler
Systema respiratorium (sistema respiratoryum): Solunum sistemi.
Nasus : Burun.
Rhin : Burun.
Cavitas nasi : Burun boşluğu.
Septum nasi : Burun boşluğunu dikey olarak ikiye bölen bölme.
Vestibulum nasi : Burun boşluğunun giriş bölümü.
Regio respiratoria : Burun boşluğunun solunumla ilgili bölümü.
Regio ohfactoria : Burun boşluğunun üst kısmı.
Sinus paranasalis : Burun boşluğu çevresindeki kemikler içindeki boşluklar.
Sinus maxillaris : Maksiller sinus.
Larynx : Gırtlak.
Glottis : Gırtlak.
Epiglottis : Larinksin boşluğunu yutma sırasında kapatan kıkırdak.
Plica vocalis : Ses telleri.
Trachea : Soluk borusu.
Bronchus : Bronş.
Bronchiolus : Bronşcuk.
Alveolus : Bronşcuktan sonra ve en uçtaki kesecikler.
Pleura : Akciğerlerin dış yüzeylerini ve göğüs duvarının iç yüzünü yapışarak örten ince zar.
Pulmo : Akciğer.
Thorax : Göğüs boşluğu.
Mediastinum : İki akciğer arasındaki boşluk.
Expiration : Soluk verme.
Inspiration : Soluk alma.
Ventilation : Havalanma.
SEMPTOM TERİMLERİ
Eupnea: normal solunum
Dyspne:nefes darlığı, solunum güçlüğü
Apnea: geçici olarak solunum durması
Bradypnea:?
Tachypnea:?
Hyperpnea:?
Hypopnea:?
Hypoxemi:?
Aphonia: seskaybı
Dysphonia: ses kısıklığı nedeniyle konuşmada güçlük
Tussive (tussif): öksürük
Thoracalgia:?
Rhinorrhagia : Burun kanaması
Bronchorrhagia (Bronkoraji): Bronştan gelen kanama
TANISAL TERİMLER
Septum deviation (Septum deviasyon): Septum nasinin sağa veya sola eğrilik göstermesi
Rhinokyphosis: Burun kemeri.
Rhinitis: ?
Pharyngitis: ?
Pulmonary embolism: Akciğer embolisi
Pulmonary infarctus: Pulmoner arterin tıkanmasına bağlı olarak akciğer parankimasında nekroz gelişmesi.
Pneumonia (Pnömoni): Akciğer parankimasının akut enfeksiyonu
Amphysema (amfizem): Genişlemiş akciğer alveollerinde aşırı hava birikiminin yarattığı gerilimle belirgin, dolaşım yetmezliği ve göğüste şekil bozukluğuna uzanan durum.
AMELİYAT TERİMLERİ
Thoracentesis(torasentez) :Plevra boşluğundan sıvı boşaltılması.
Endotracheal intubation: Kontrollü bir hava yolu başka türlü sağlanmazsa trakeya bir tüp yerleştirilerek solunumun sağlanmasıdır.
Tracheostomy (trakeostomi): trekeanın deri ile ağızlaştırılarak hava yolu açılmasıdır.
SİNDİRİM SİSTEMİ
ANATOMİK TERİMLER
Cavitas oris : Ağız boşluğu
Labium : (L)(Labyum) Dudak
Cheil (G) (keil) : dudak
Bucca (Bukka): yanak
Palatum : Damak
Gingiva (jinjiva) : Diş eti
Glandula : Salgı bezi
Glandula salivaria : Tükürük bezi
Gl. Parotidea (gl.parotis) : Kulak altı tükürük bezi.
Gl. Sublingualis :Dil altı tükürük bezi.
Gl. Submandibularis : Alt çene kemiğinin altında, iki yanda, deri ile kemik arasına yerleşik bezler.
Dens : Diş
Dentes : Dişler
Radix dentis : Kök
Corona dentis : Kron, taç
Cervix dentis : Boyun
Mine : Dişin taç kısmında yüzeyi kaplayan en sert kısmı
Dentes incisivi : İnsisiv dişler.
Dentes canini : Köpek dişleri.
Dentes premolaris : Ön azı dişleri.
Dentes molaris : Azı dişleri.
Dentes desidua : Süt dişleri.
Dentes permanentes : Kalıcı dişler.
Lingua (L) : Dil
Glossa (G) : Dil
Uvula (L) : Küçük dil
Staphyle (G) (stafil) : Küçük dil
Pharynx : Yutak
Oesophagus : Yemek borusu
Gaster (G): Mide
Ventriculus (L): Mide.
Pars cardiaca : Midenin giriş
     bölümü.
Fundus : Midenin giriş bölümünden sonra gelen kubbe benzeri bölümü.
Corpus gastricum (korpus gastrikum): Midenin gövde bölümü.
Pylorus (pilorus) : Midenin onikiparmak bağırsağına açıldığı yere yakın darlaşmış bölümü.
İntestinum tenue: İncebağırsak
Gl. İntestinalis: intestinal bez
Duedenum: on iki parmak bağırsağı. Pankreas ve karaciğerin dış salgıları bu parçaya dökülür.
Gl. Duodenalis: duodenal bez. On iki parmak bağırsağı submukoza katmanında bulunan mukus salgılayan bez. Bağırsakda yalnızca bu katmanda bez bulunur.
Jejunum:?
İleum:?
İntestinum crassum: kalın bağırsak
Caecum (sekum): kör bağırsak
Appendix vermiformis: Apendiks
Colon:kalın bağırsak
Rectum:Kalın bağırsağın son parçası
Canalis analis : anal kanal
Anus: sindirim borusunun en altta dışa açıldığı delik.
Büyük sindirim bezleri
Hepar: Karaciğer
Cholecyst: kolesist safra kesesi
Pancreas: pankreas
Semptom terimleri
Aperetive:İştah açıcı
Meteorism : Gaz nedeniyle karın şişliği.
Aphagia (afaji) : Yutamama.
Dysphagia : Yutma güçlüğü.
Dyspepsia (dispepsi): Sindirim bozukluğu, hazımsızlık.
Obesity : Vücutta aşırı yağ toplanması.
Anorexia (anoreksi) : Yiyememe durumu.
Polyphagia : Çok yeme.
Polyipsia (polipsi: Çok su içme.
Constipation : Kabızlık.
Diarrhea : İshal.
Hematemesis : Mide kanaması sonucu kusulan kan.
Melena : Mide kanaması sonucu kanın dışkı ile çıkması.
Tanı terimleri
Dental caries : Diş çürümesi.
Gingivitis : Diş eti iltihabı.
Stomatitis : Ağız boşluğunu çevreleyen mukozanın iltihabı.
Glossitis : Dil iltihabı.
Cheilitis : Dudak iltihabı.
Oesophagitis : Yemek borusu iltihabı.
Parotitis : Kabakulak.
Gastritis : Midenin iltihabı.
Enteritis : İnce bağırsak iltihabı.
Colitis : Kolon iltihabı.
Ülseratif kolit : Kalın bağırsakta ülserlerle ortaya çıkan inflamatuar bir hastalık.
Proctitis : Düz bağırsak iltihabı.
Pancreatitis : Pankreas iltihabı.
Cholecystitis : Safra kesesi iltihabı.
İcterus : Sarılık.
Hepatitis : Karaciğer iltihabı.
Hepatic cirrhosis : Karaciğerde parankimal hücre yıkılması ve fibrozisle giden geri dönüşsüz bir hastalık.
Hepatic abscess : Karaciğer absesi.
Hepatomegali : Karaciğer büyümesi.
Hepatocellular carcinoma : Karaciğer kanseri.
Peptic ulcus : Mide ve duodenumda asit-pepsin aktivitesinin artışı sonucu doku kaybı ile ortaya çıkan yara.
Peptic oesophagitis : Mide asidinin özofagusa geri kaçması sonucu oluşan özofagus iltihabıdır.
Siroz Nedir?
İntoxication : Zehirlenme.
İntestinal intoxication : Toksit nitelikteki metabolizma artıklarının bağırsaklardan emilerek kan ve dokulara geçmesi sonucu gelişen zehirlenme.
Malabsorption : İnce bağırsak, pankreas ya da safra yolları hastalıklarına bağlı olarak gelişen emilim bozukluğu.
Appendicitis : Appendiks vermiformisin tıkanması iltihabı.
Hemorrhoids : Anal kanal duvarında bulunan venlerdeki venöz genişleme
İleus : Bağırsak tıkanması.
Paralytic ileus : Bağırsak kaslarındaki felç nedeniyle, mekanik tıkanma olmamasına rağmen, bağırsak içeriğinin ileriye doğru hareket edememesi.
Ameliyat terimleri
Cheiloplasty : Dudağın plastik ameliyatı.
Oesophagotomy : Özofagogastrik sfinkter kaslarına kesi yapılarak genişletme operasyonu.
Sialadenectomy : Tükürük bezinin ameliyatla alınması.
Cholecystectomy : Safra kesesinin ameliyatla çıkarılması.
Colectomy : Kalın bağırsağın kesilerek çıkarılması.
Appendectomy : Appendiksin çıkarılması.
Gastrectomy : Midenin kısmen veya tamamen ameliyatla alınması.
Teşekkürler
5
Ders Notları / Ders 6
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Mart 05, 2018, 01:27:01 ÖS »
https://drive.google.com/open?id=0B3oWbkLwLk8sRmpoTTM2a0lhams



Terminolojİ-6
Kas Terimleri
Musculus (muskulus): Kas. Kısaltması “M, m”dir. Çoğulu “musculi” şeklinde yazılır ve kısaltması “Mm, mm”dir.
Myos(mios):Kas
Tendon:İskelet kaslarının kemik dokuya tutunmasını sağlayan bağ doku.
Fascia (fasya): Kaslar arasında, kasları birbirinden ayıran ince saydam zardır. Sıkı bağ dokudan yapılmıştır.
Myocytus (miyosit): Kas hücresi.
Sarcoplasma: Kas hücresi sitoplazması.
Fibramuscularis: Kas teli, kas hücresi.
Myofibrilla (miyofibril): Kas hücresi sarkoplâzması içinde uzanan ince iplikçikler. Miyofibriller kasılma işlevini yaparlar.
Discus intercalatus (diskus interkalatus): İnterkalt diskus. Kalp kası hücreleri arasındaki bağlantı yerleridir.
Semptom Terimleri
Arthralgia (artalji): Eklem ağrısı.
Myalgia (mialji): Kas ağrısı.
İschialgia (iskialji):  Siyatalji N. İschiadicus’un (siyatik sinir) inverve ettiği alanda duyulan ağrı. Bacağa yayılan ağrı.
Metatarsalgia (metatarsalji): Ayak tarağında hissedilen ağrı.
Contracture (kontractür): Kasın devamlı kasılma hâlinde olması.
Pes ekino varus deformitesi: Çarpık ayak.
Pes cavus (pes kavus): Çukur ayak.
Kas atrofisi: Kas kitlesinin küçülmesi.
Crepitation (krepitasyon): Kırık kemiğin uçlarının birbirine sürtünmesinden çıkan ses.
Fracture (fraktur): Kırık. Bir kemiğin kırılarak bütünlüğünün bozulması olgusu.
Dislocation (Dislokasyon): Çıkık. Ekleme katılan kemiklerdeki eklem yüzlerinin konumlarının değişmesi.
Subluxation (sublüksasyon): Eklem yüzlerinin birbirinden kısmen uzaklaşması. Tam olmayan çıkık.
Hematoma: Damarlarda görülen lezyonlar sonucu bir bölgede kan birikmesi.
Hemartrosis (hemartroz): Eklem boşluğuna kanama, eklem boşluğunda kan toplanması.
Ankylosis (ankiloz): Eklemi meydana getiren kemiklerin eklem yüzlerinin birbirine kaynaşması.  Böylece eklem hareket yetenegini kaybeder, sertleşir.
Tanı Terimleri
Lumbago: Sırt ağrısı.
Lumber disk lezyonu: Bel bölgesi omurları arasındaki disklerde görülen lezyon.
Spondylosis (spondiloz): iki omurun birbirine kaynaşması
Lordosis (lordoz): Öne doğru kamburluk.
Kyphosis (kifoz): Arkaya doğru kamburluk.
Scoliosis (skolyoz): Omurganın yanlara doğru çarpıklığı.
Juvenile kyphosis (juvenil Kifoz): Genç ve adolesan yaşlarda görülen vücut duruş bozukluğu.
Osteitis (osteit): Kemiklerde görülen enfeksiyon. Kemik iltihabı.
Osteomyelitis (osteomiyelit): Kemik iliği iltihabı.
Periarthritis: Eklem çevresindeki dokuların iltihabı.
Osteoarthritis: Eklemi oluşturan kemik yüzlerinde ve eklem kıkırdağında dejeneratif değişikliklerle belirgin eklemde ağrı, hareket azalması ve şekil bozukluğuna sebep olan eklem hastalığı.
Gout hastalığı: Kanda ürik asit düzeyinin yükselmesi, sodyum biurat kristallerinin bağ dokularda ve özellikle küçük eklemlerin, en çok ayak başparmağının metatatso-falangeal eklem çevresinde birikmesi olgusu.
Spondylitis: Omurların iltihabı.
Osteoma: Kemik doku tümörü.
Chondroma: Kemiğin, kıkırdak hücrelerinden oluşan selim tümör
Osteogenic sarcoma: Kemik hücrelerinden köken alan habis kemik tümör. En yaygın görülenidir.
Congenital torticollis: Sternokleidomastoid kasında doğum travmasına bağlı olarak hematom, sonra da fibrozis oluşumunun sorumlu olduğu olgu. Büyüme evresinde kas kısa kalır, baş bir tarafa doğru yatar ve yüzde asimetri ortaya çıkar.
Doğuştan kalça çıkığı: Femur başının asetabulum dışına doğumsal olarak çıkmış olması olgusu.
Cervical strain: Boyunda zorlanma sonucu oluşan incinme.
Osteosclerosis(osteoskleroz): Yerel kemik kalınlaşması.
Osteomalacia (osteomalazi): Kemik dokunun yumuşması(kalsiyum ve D vitamini eksikliğiyle gelişir.
Osteoporosis: Kemik dokusunda atrofi gelişmesi ile belirgin durum.
Distortion (distorsiyon): Eklem kapsülü yırtılması.
Pes Planus: Doğumsal kökenli düz tabanlık.
Pes valgus: Dışa bükük ayak.
Claudication (klodikasyon): Topallık, topallama.
Achondroplasia (akondroplazi): Ekstremitelerin kısalığı sonucu cücelik.
Ameliyat Terimleri
Arthrolysis (artroliz): Cerrahî girişimle eklem içi yapışıklıklarını çözülerek ekleme yeniden hareket kazandırılması.
Arthrorisis (artroriz): Cerrahî girişimle eklemin hareket açsının küçültülmesi.
Arhrotomy (artrotomi): Eklemin cerrahî girişimle açılması.
Amputation (amputasyon): Ekstremitelerin bir düzeyden kesilmesi.
Bone grafting: (Kemik grafti)Kemiğin bir yerden alınıp vücudun başka bir yerinde kullanılması.
Myorrhaphy (miyorafi): Kasta oluşan yırtığı dikme
Osteotomy (osteotomi): Cerrahî girişimle kemik kesilmesi.
Tenotomy (tenotomi): Cerrahî girişimle tendon kesilmesi.
Tenorrhaphy (tenorafi): Kesik tendonun dikilmesi.
Tenolysis (tenoliz): Tendon yapışıklıklarının cerrahî yolla giderilmesi.
Arthroscopy (artroskopi): Eklem içini incelemek için yapılan girişim.
Kan terimleri
Anatomik Terimler
Haema (hema) : Kan.
Sanguis : Kan.
Plasma (plazma): Kan hücrelerini barındıran sıvı kısım.
Eryhrocytus (eritrosit) : Alyuvar.
Leukocytus (lökosit) : Akyuvar.
Agranulocytus (agranülosit) : Sitoplazmalarında granül içermeyen akyuvar.
Iymphocytus (lenfosit)
Monocytus (monosit): Kanda en iri hücrelerdir.
Granulocytus (Granülosit) : Sitoplazmalarında granül olan lökositlerdir.
Neutrophil (Netrofil)
Eosinophil (eozonofil)
Basophil (bazofil)
Thrombocytus (trombosit): Kan pulcuğu.
Megakaryocytus (megakaryosit) : Kırmızı kemik iliğinde bulunan iri, dev hücreler. Trombositleri oluştururlar.
Splen : Dalak.
Lien : Dalak.
Medulla ossea flava : Sarı kemik iliği.
Medulla ossea rubra : Kırmızı kemik iliği.
Iympha : Ak kan. Doku sıvısına lenfositlerin karışmasıyla oluşan sıvı.
Iymphocapillare (limfokapiller) : Lenf damarlarının başlangıçtaki küçük ince damarlar.
Nodus lymphaticus (nodus lemfatikus): Lenf düğümü.
Iymphonodus(lemfonodus) : Lenf düğümü.
Thymus : Timus bezi.
Tonsilla : Bademcik.
Mononüklear fagositik sistem : Çeşitli doku ve organlar içine yayılmış olarak bulunan ve monositlerden köken alan hücreler topluluğu
Semptom Terimleri
Hemolysis (hemoliz): eritrositlerin parçalanması
İcterus (ikter) : Sarılık.
Erythropenia (eritropeni): Kanda alyuvar sayısının azalması
Erythrocytosis: (eritrositoz) : Kanda alyuvar sayısının artması.
Leukocytosis (lökositoz) : Kanda lökositlerin artması.
Leukopenia (lökopeni): Lökosit azlığı.
Granulocytopenia (gronülopeni) : Gronülosit azlığı.
Thrombocytopenia (trombositopeni) : Trombosit azlığı.
Iymphocytopenia (lemfopeni) : Lenfosit azlığı.
Iymphocytosis (lenfositoz): Lenfositlerin artması.
Anoxemi (anoksemi): kanda oksijen azlığı
Hemorrhagia (hemoraji): kanama
Tanı Terimleri
Septicemia (septisemi) : Bakteri veya bakteri toksinlerinin kana geçmesi sonucu oluşan ateş ve titreme ile belirgin durum.
Leukemia (lösemi) : Kan yapan dokuların ve öncelikle lökosit serisinin öncül hücrelerinin genel bir neoplastik hastalığıdır.
Thrombasthenia (trombasteni): Trombosit işlev bozukluğu.
Hemophilia (hemofili): Pıhtılaşma faktörlerinin kalıtsal olarak eksik ya da kusurlu oluşları nedeniyle oluşan kanama hastalıkları.
Thalassemia (talassemi) : Kusurlu hemoglobin sentezi nedeniyle ortaya çıkan ailevi anemik hastalık.
Hereditary elliptocytosis (herediter eliptositoz): Eritrosit zar bozukluğu nedeniyle gelişen kalıtsal bir hastalıktır.
Anemia : Alyuvar sayısının ve homglobinin normalin altına düşme durumu.
Hypochromic microcytic anemia(hipokrom mikrositer anemi) : Genellikle demir eksikliğine bağlı gelişen anemidir.
Megaloplastic anemia : B12 vitamini veya folikasit eksikliğine bağlı olarak oluşan anemidir.
Hemolytic anemia : Eritrositlerin yıkılması nedeniyle ortaya çıkan anemilerdir.
Orak hücreli anemi : Globulin sentezindeki bir defekte bağlı olarak gelişen kalıtsal bir hastalıktır.
Hemangioma (hemanjioma) : Kan damarları tümörü.
Hypersplenism(hipersplenizm) : Dalağın fazla çalışmasına bağlı olarak ortaya çıkan hastalık tablosu
Splenitis (splenit): Dalak iltihabı.
Iymphangitis (lenfanjit): Lenf damarları iltihabı.
Iymphoma (lenfoma) : Lenfoid doku tümörü.
Iymph eudema (lenf ödem): Lenf damarlarının tıkanmasına bağlı olarak lenf sıvısının deri altında birikmesidir.
Ameliyat Terimleri
Splenopexy (splenopeksi): Dalağın karın duvarına tespiti.
Splenectomy (splenektomi): Dalağın çıkarılması.
Thymectomy (timektomi): Timus bezinin çıkarılması.
Iymphadenectomy (lenfadenektomi): Lenf düğümünün kesip çıkarılması.
Kemik iliği transplantasyonu : Hasta kemik iliğinin harap edilerek yerine sağlıklı bir kemik iliğinin verilmesi.
TEŞEKKÜRLER

6
Ders Notları / Ders 5
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Şubat 19, 2018, 12:25:21 ÖS »
https://drive.google.com/open?id=0B3oWbkLwLk8sUVluYTgxWXZZSmM


Tıbbi Terminoloji-5
İnsan yapısına ilişkin temel tanım ve Terimler
Regio capitis (rejyo kapitis): Baş bölgesi
Regio facialis (rejyo fasialis/fasyalis): Yüz bölgesi
Regio pectoralis: Pektoral bölge, göğüs ön yüz bölgesi.
Regio abdominalis: Karın bölgesi, daha çok karın ön duvar bölgesi anlaşılır.
Regio epigastrica (rejyo epigastric): Epigastrik bölge, karın boşluğunun en üst kısmı. Göğüs kemiğinin alt kısmı.
Regio umbilicalis: Umblikal bölge, göbek bölgesi
Regio hypogastrica: Hipogastrik bölge, göbeğin alt kısmı.
Regio hypochondriaca: Hipokondrik bölge, karının sağ ve sol yanlarındaki kısım.
Regio pubica: Pubik bölge, çatı kemiğinin üstündeki kısım.
Regio inguinalis: İnguinal bölge, kasık bölgesi
Regio perinealis: Perinal bölge
Regio dorsalis: Karın ve göğüs boşluklarının arka duvar bölgesi. Üst kısımlarına sırt denir.
Regio glutealis: Gluteal bölge, kalça bölgesi
Regio deltoidea: Omuz bölgesi
Thorax: Göğüs boşluğu
Abdomen: Karın boşluğu
Pelvis: İki kalça kemiği ile sağrı arasındaki boşluk. Karın boşluğunun devamıdır.
Axilla: Koltuk altı çukurluğu
Brachium: Kol
Antebrachium: Ön kol.
Cubitus: Dirsek.
Olecranon, ancon: Dirsek.
Fossa cubiti: Dirsek ekleminin önündeki sığ çukurluk.
Manus: El
Carpus: El bileği.
Metacarpus: El taraği.
Digitus: Parmak
Dactylus: Parmak
Femur: Uyluk. Femoral bölge, kalça ile diz arasındaki kısım.
Genus: Diz.
Fossa poplitea: Diz ardı çukurluğu.
Crus: Bacak.
Pes, pedis: Ayak.
Podos: Ayak.
Tarsus: Ayak bileği.
Metatarsus: Ayak tarağı.
Yön belirten terimler
Superior (Superyor): Üst
İnferior (inferyor): Alt
Anterior (anteryor): Ön
Posterior (posteryor):Arka
Dexter: Sağ
Sinister: Sol
Medius (medyus): Orta
İntermedius: Ortada iki parça arasında
Lateralis: Dış, dış yana doğru
Medialis (medyalis): İç taraf, iç yan
Dorsalis: Sırt taraf, sırta ait                   
Ventralis: Önde, ön tarafta, karına ait
Centralis: Merkez, sentral                                               
Peripheralis: periferal, çevrede
Apicalis(Apikal): Tepe, üst kısım                             
Basali (basal): Taban
Superficialis (superfisyalis): Yüzeysel                                         
internus: İç                                                         
Externus: Dış
Proximalis: Merkez ya da gövdeye yakın               
Distalis: Merkez ya da gövdeye uzak
Horizontalis: Yatay
Transversus (transvers): Enlemesine
Vertical: Dikey
Longitudinalis: Boyuna uyanan
Axialis:aksiyal, eksenle ilgili
Genel Terimler
Symptom (semptom): Hastalıkta görülen belirtilere denir.
Anamnesis (anamnez): Öykü alma
Epicrisis (epikriz): Hastalıkla ilgili bilgilerin hasta çıkarken yazıldığı kağıt
Muayene:
Diagnosis: diyagnoz, tanı, teşhis
Prognosis: prognoz, hastalığın gidişatı ve sonucu hakkında olasılık belirtme
Operation (operasyon)
Etiologia (etyoloji): hastalığın nedenini araştırma işi
İdiopathic (idiyopatik): Nedeni bilinmeyen
Trauma (travma): harabiyet
Lesion (lezyon): doku ve organlarda mikroskopik yada makroskopik düzeyde görülen değişiklikler.
Syndrome : bir çok semptomun ve lezyonun bir arada bulunması
Consultation: hastalığın tanı tedavisi ve prognozu için birden çok hekimin karşılıklı görüşmesi
Complication: yan etki
Prophylaxis: profilaksi, koruyucu önlemlerin tümü
Benign: selim tümör
Malign: habis tümör
Metastasis (metastas): yayılma
Exitus: ölüm, çıkış yeri
HAREKET SİSTEMİ TERİMLERİ
ÖZEL TERİMLER
Anatomik terimler
Kemik terimleri;
Periosteum (peryosteum): kemiklerin dış yüzeylerini saran zar.
Endosteum: kemik içindeki boşluklarda yüzeyi örten zar.
Substantia compacta (substansya kompakta): sıkı kemik dokusu.
Substantia spongiosa(substansya spongyosa): süngerimsi kemik dokusu
Os longum: uzun kemik
Os breve: kısa kemik
Os planum: yassı kemik
Os irregulare: düzensiz kemik
Facies articularis: eklem yüzü
Cavitas medullaris: kemiklerin ortasında bulunan boşluk. İlik boşluğu.
Medulla ossium flava: sarı kemik iliği
Medulla ossium rubra: kırmızı kemik iliği
Foromen nutriens: kemik yüzeyinde görülen ince delikler beslenme delikleri
Osteoblastocytus: kemik yapan hücreler
Osteocytus:kemik hücresi
Osteoclastocytus: kemik yiyen hücreler.
Parietale: Kafanın iki yan duvarını yapar. İki kemiktir. Yan kafa kemiği.
Os occipitale: Kafanın en arkasında bulunan ve birinci vertebra ile eklem yapan kemik. Art kafa kemiği.
Os frontale: Kafanın önünde, göz boşluklarının olduğu kemik. İçinde iki sinus frontalis bulunur. Alın kemiği.
Os temporale: Kafanın yan-alt kısmında bulunur. Kulak deliği buradadır. Şakak kemiği.
Os sphenoidale: Kafanın orta-taban bölümünde bulunur.
Os maxilla: Üst çene kemiği. İki tanedir. Ortasında sinüs maksillarus bulunur. Alt kenarında üst dişler dizilidir.
Os mandibula: Alt çene kemiği. Temporal kemikle çene eklemini yapar. Başın hareketli olan tek eklemidir.
Calivaria: Kafa tavanı.
Cavitas nasi: Burun boşluğu.
Cavitas oris: Ağız boşluğu.
Orbita: Gözlerin bulunduğu boşluk.
Fonticulus: Bıngıldak. Fontanella.
Paranazal sinüsler: Maksilla, etmoid, sfenoid ve frontal kemiklerin içindeki boşluklar.
Colomna vertebralis: Omurga.
Rachis (rakis): Omurga.
Cervical vertebra: Boyun omuru. C olarak kısaltılır.
Thoracal vertebra: Göğüs omuru. T olarak kısaltılır.
Lumbal vertebra: Bel omuru. L olarak kısaltılır.
Sacral vertebra: Sağrı omuru. S olarak kısaltılır.
Humerus: Kol kemiği.
Radius: Ön kolda döner kemik.
Ulna: Ön kolda dirsek kemiği.
Coxa: Kalça.
Pelvis: İki kaça kemiği ile sakrumun ortasında oluşan vücut boşluğu.
Femur: Uyluk kemiği.
Crus: Bacak.
Pes, pedis: Ayak.
Podos: Ayak.
Fibula: İki bacak kemiğinden arka dış yanda, ince olanı. Kamış kemik.
Tibia: İki bacak kemiğinden kalın olanı. Kaval kemiği.
Tarsus: Aşık kemiği.
Calcaneus: Topuk kemiği.
Metatarsus: Ayak tarağı kemikleri.
Phalanx: Parmak kemiği.
Costa: Kaburga.
Sternum: Göğüs kemiği.
Clavicula: Köprücük kemiği.
Scapula: Kürek kemiği.
Carpus: El bileği kemiklerinin
genel adı.
Metacarpus: El tarağı kemikleri.
Patella: Diz kapağı kemiği.
Digitus: Parmak.
Dactylus: Parmak
Eklem terimleri
Articulatio (L) (articulasyo): eklem
Arthron (G) (arton):eklem
Arthrologia: Eklem bilim. Eklemleri konu alan bilim dalı.
Ligamentum: Ekleme katılan kemikler arasında uzanan bağlardır.
Cartilago articularis: eklem kıkırdağı
Capsula articularis: eklem kapsülü
Cavitas articularis: eklem boşluğu
Synovia: eklem sıvısı
Articulatio synovialis: sinoviyal eklem
Önemli eklemler yazılırken art. Biçiminde yazılır.
Art. Humeri gibi.

7
Ders Notları / Ders 3 ve Ders 4
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Şubat 06, 2018, 02:04:20 ÖS »
https://drive.google.com/open?id=0B3oWbkLwLk8sRDJYbTJqZkVSSW8

Tıbbı Termınolojı 3
Yrd.Doç.Dr.Eser AĞAR
Ön ekler
Olumsuluk, yokluk eksiklik anlamı veren önekler
1. a- : -sız, -siz, yokluk.
Abrachia (abrakya): doğumsal kolsuzluk
Aspermi : sperm yokluğu
Adermatoglyphia: (adermatoglifi)  Parmak izinin ve el ve ayaklarda bulunan izlerinin yokluğudur. Genetik bir farklılıktır.
2.an- ; olumsuluk
Anuria (anuri): İdrar kesilmesi
Anemia (anemi): kanda alyuvarların azlığı
Analgesia (analjezi): Ağrı duyusunun algılanmaması
3. dys- (dis-): engel, olumsuzluk.
dysphagia: (disfaji): yutma güçlüğü
Dysuria (disüri): ağrılı idrara çıkma
Dystrophia (distrofi): Bir doku ya da organizmanın tümünün yetersiz beslenme ve gelişmesine bağlı olarak ortaya çıkan tüm bozukluklarla bunların sonucunda ortaya çıkan yapı ve işlev bozuklukları.
Genel kültür notu;
ALS hastalığı (Amyotrophic lateral sclerosis); (ünlü fizikçi Stephen Hawking’in hastalığı): Motor Nöron hastalığı olarak da bilinir. (Amerikalı ünlü beyzbol oyuncusu Lou Gehrig’in hastalığı olarak da bilinir 1910-1920’li yıllarda kırdığı rekorlar ile tarihe geçmiş başarılı bir oyuncudur.)
Muscle atrophy,
Fasciculation: (fasikülasyon): Kaslardaki, spontan, ritmik küçük kasılmalarla belirgin seğirme hareketi
Muscle spasticity: kaslarda spastisite
Dysarthria (Disartri):konuşmada güçlük
dysphagia: disfaji
Dyspnea: (dispne) nefes almada güçlük
4. im-, in- : olumsuzluk ve ölçüsüzlük
İmmature (immatur): tam gelişmemiş
İmplacental (implasental): plasentasız
İnfertilitas (infertil); verimsizlik kısırlık
İnactivus (inaktiv); işlevsiz, çalışmayan, aktif olmayan
Çevresinde yakınında, her iki yanda anlamı veren önekler
par-, para- : yan, yanında
Paroral: ağıza komşu
Parotid: kulağa yakın
Parathroideus (paratiroid): troid bezine yakın olan
2.amphi- (amfi-): çevresinde, çift olarak, her ikisi de.
Amphibious (amfibyous) : hem karada hem de suda yaşayabilen
3. circum- (sirkum): çevresinde
Circumrenal (sirkumrenal): böbrek çevresinde
Circumvascular: damar çevresinde, damarı çevreleyen
Circumintestinal: bağırsağı çevreleyen
4. peri- :Çevresinde
Pericardium(perikardium): kalbi saran zar
 
Ön, önce, önünde ve sonra, arka, arkasında, geri, -den sonra anlamı veren önekler
a) ante- :önce, ön, önünde
Antebrachium (antebrakyum): ön kol
b) pre- :ön , önünde
Prenatalis: doğum öncesi
Premature: prematüre
c) Pro- : ön, önce
Pronephros (pronefros): embriyonel gelişimde böbreğin ilk biçimi
Prophase (profaz): Mitoz bölünmenin ilk evresi
2. a) post-: sonra, ardından, arka
Postnatalis (postnatalis); postnatal, doğum sonrası
Postoperative (postoperatif): ameliyat sonrası
b)retro- : arka, geri
Retromandibularis: alt çene kemiği ardı
3. meta-: den sonra, öte
Metacarpus (metakarpus) el tarağı
Metaplasia (metaplazi) Bir organın normal yerinin dışında bir yerde gelişmesi
İçinde ve dışında anlamı veren önekler
a) en-, em-: içerisinde
Encapsulation (enkapsulasyon): kapsül içerisinde
Encranial (enkranyal): kafatası içerisinde
Emboly (emboli): Bir damarın pıhtı ile tıkanması
b) endo- iç içerisinde
Endocardium: kalbin iç zarı
c)intra-: içerisinde
İntramuscularis: kas içi
İntrapulmonary: akciğer içi
İnracellularis: hücreiçi
2. a) ecto- (ekto-) ; dışarıda, dış tarafta
Ectoderma (ektoderm):dış deri
b)ex-, exo- (eks-, ekzo): dış, dışta, bitmiş
Exocardial(ekzokardyal): ?
Expiration (ekspirasyon): nefes vermek, çıkarmak
c) extra- (ekstra-): dışında, ötesinde, ek olarak, fazladan
Extracellular (ekstraselüler): hücre dışı
Solunum mekaniği
Soluk alma(insprasyon) göğüs kafesi ve akciğerlerin genişlemesiyle akciğerlerdeki basıncın değişmesi ve havanın içeri girmesidir. Diyafram kasılır kubbeliğini azaltır.
Soluk verme (eksprasyon) ise akciğerlerin küçülmesiyle alveollerdeki basıncın değişimiyle havanın dışarı çıkmasıdır. Diyafram gevşer bunun sonucu costalar aşağı iner.
Üzerinde, üstünde, çok, alt altında, az anlamı veren önekler
a)epi- : üstünde
Epidermis: derinin üst tabakası
Epigastric: ?
b)supra- üzerinde, üstünde
Suprascapularis (supraskapularis) ; kürek kemiğinin üstü
Suprarenalis :böbrek üstü
2. a)hyper- (hiper-): üst, yukarı, fazla
Hypertrophia (hipertrofi) : ileri derecede büyüme
Hyperpyrexia (hiperpreksi): Yüksek ateş
Hypertension (hipertansiyon): yüksek kan basıncı
b)super- : fazla, çok, üst
Supercilium (supersilyum): kaş
Kasta hipertrofi ve atrofi;
Hipertrofi; Egzersizin, kas kütlesinde belirgin bir artışa sebep olmasıdır. Aktin ve miyozin filamentlerinde artış gözlemlenir.
Atrofi; kasın uzun süre kullanılmaması sonucu kas proteinlerinin yıkımı yapımından daha fazla olur buda kas boyutunda küçülmeye sebep olur. Örnek olarak bir uzvun uzun süre alçıda kalması verilebilir.
c) mult-, multi- : çok
multicelularis (multiselüler) çok hücreli
Multiform: çok şekilli
d)poly- (poli-): çok
Polyuria (poliüri): idrar çokluğu, sık idrara çıkma
3. a)hypo- (hipo-): alt, aşağı, altında, az
hypotension (hipotansiyon): düşük kan basıncı
Hypoxemia (hipoksemi): kanda oksijen azlığı
b)infra- : alt, altında
İnfrasternalis: sternumun altında olan
c)sub- : alt, altında
Subcutaneous (subkutan): deri altı
Subcostalis (subkostal) kaburga altı
Orta, ortasında, arasında anlamı veren önekler 
inter- : arasında
İntercostalis:kostalar arasında
2. meso- (mezo-): arasında
Mezoderm: epiderm ile endoderm arasındaki deri katmanı
Küçük ve büyük anlamı veren önekler
micr- micro- (mikr- mikro-): küçük, kısa
Micrencephaly (mikrensefhali): beynin küçük ve tam gelişmemiş olması
Microcephaly (mikrosefali): Başın küçük olması
Mikroscope (mikroskop): çok küçük cisimleri incelemede kullanılan araç
2. a)macro- (makro-): büyük, iri
Macrocephaly (makrosefali): başın büyük olması
b) mega- : büyük
Megacardia (megakardi): kalbin büyümesi
Bütün ve yarım anlamı veren önekler
1.pan-, pas-, pasa-, panto- : tüm, bütün, tamamı
Pancreas (pankreas): iç ve dış salgı salgılayan bez
Pandemia (pandemi): Bir hastalığın çok ülkeyi birden kaplayan salgın hali
Pantophobia (pantofobi): herşeyden korkma
2.a)hemi- :yarım
Hemiplegia (hemipleji): vücudun bir yarısını etkileyen felç, inme
Hemialgia (hemalji): tek taraflı duyulan ağrı
b)semi- : yarım, yarı
Semiluna : yarımay
Ortak, ortaklaşa, birlikte anlamı veren önekler
co-, com-, con-, cum-, :ortaklaşa, ile birlikte
Coagulation: pıhtılaşma
Congenital: (konjenital): doğumsal
Hızlı ve yavaş anlamı veren önekler
tacho-, tachy- (tako-, taşi):
Tachycardia: (taşikardi): kalp atım sayısının normalin üstünde olması
2.brady- :ağır yavaş
Bradycardia (bradikardi) kalp 
atım sayısının normalin altında
 olması
Normal, düzgün, sağlıklı ve anormal, kötü, bozuk, hasta anlamı veren önekler
a)eu- (ö-): normal, uygun
Eupnea (öpne): normal solunum
Euploidy (öploid): normal kromozom sayısında olmak
b) normo- :normal
Normotension (normotansiyon): normal tansiyon
c)orth- (ort) :Normal, düzgün
Orthopedia : iskeletin şekil bozukluklarını inceleyen tedavi eden bilim dalı
2. mal-, mallus- : kötü, bozuk, hasta
Malabsorption (malabsorbsiyon):emilim bozukluğu
Malformation(malformasyon): bozuk oluşum
Malnutrition (malnutrisyon): kötü beslenme
Genel kültür notu:
kwashiorkor sendromu: beslenmede protein alımının çok az olmasından kaynaklanan bir sendromdur. Bu sendromda karaciğer yağlanması, ödem, sindirim sisteminde sorunlar, egzama, diş kaybı deri renk değişimleri ve pek çok parazite yakalanma eğilimin yüksek olması gibi şikayetler görülür.
Son ekler
Azaltma ve küçültmeanlamı veren sonekler
–ulus, -ula, -ulum: azaltma, küçültme
canaliculus (kanalikulus): küçük kanal
Venula (venül): küçük ven
2. –ella, ellum- : azaltma küçültme
Organellum (organellum):küçük organ
3. –illa: azaltma, küçültme
Tonsilla: bademcik
4.-olus, -ola : azaltma küçültme
Alveolus: kesecik
Nucleolus: (nukleolus) çekirdekçik
İlgili, ait anlamı veren sonekler
1. -ic : ilgili
Dermatic: deri ile ilgili
2. -icus: ilgili ait
Hepaticus: karaciğer ile ilgili
3. –ac: ilgili ait
Cardiac (kardyak): kalple ilgili
Tıbbi aletler ve bu aletlerin işlevleriyle ilgili sonekler
1.-meter (metre) ölçen alet
Micrometer (mikrometre) küçük cisimleri ölçen alet
2.a) –graph (graf) kaydedici alet
   b)-graphy (grafi) grafik halinde kaydetme
Electrocardiography: kalp kasının faliyetinde oluşan elektrik akımı ve bu akım değişikliklerinin grafik halinde kaydedilmesi
    c)-gram: yazım, döküm kayıt elde edilen grafik, çekilen film
Hepatogram:karaciğer filmi
Şeklinde, biçiminde, benzer anlamı veren sonekler
1.-eus (öz): benzerimsi, -imsi, -si
Cartilagineus (kartilaginöz) kıkırdaksı
2.-oid,oideus,-ideus (oid, oidöz, idoz) benzer biçiminde
Lipoid: yağbenzeri
Dermoideus:deri benzeri
3.-icus:benzeri,-imsi /ilgili ait
Dentriticus: ağaç benzeri
Oluşma ,oluşturma, meydana gelme, neden olma anlamı veren sonekler
1.-gen, -genic (-jen, -jenik): oluşturucu sebep olucu etken
Hematogen: kan yapıcı
Oncogenic: kanser yapan, tümör oluşumunu tetikleyen
2.-genesis (jenesis) oluşma, meydana gelme
Osteogenesis: kemik oluşumu, kemik gelişimi
Neogenesis: yeni oluşma
3.-genus, -genous (jenus) :yapan, eden, üreten
Mucigenus (musijenus: mukus üreten
4.-poiesis, -poesis  (-poyesis, -poesis): oluşma meydana gelme
Galactopoiesis: sütün oluşması
Erythropoiesis: eritropoyesis
Hastalık, hastalık belirtileri ve tedaviye ilişkin sonekler
1.-pathy (pati): hastalık, normal dışı durum
neuropathy: (nöropati): herhangi bir sinirsel hastalık veya bozukluk
2.-therapy: tedavi
Hydrotheraphy: su tedavisi
Chemotheraphy (kemoterapi): ilaçla tedavi
3.-phagia, phagy (faji): yeme yutma
Poliphagia:aşırı yeme oburluk
Geophagy: toprak yeme
4.-osis: anormallik, hastalık, aşırı artış
Leucocytosis (lökositosis): lokosit artışı
Panhidrosis: vücudun tüm yüzeyinin terlemesi
5.-penia: azlık eksiklik
Leucopenia: lökosit azalması
6.-pnea (pne) soluk alıp verme, solunum
Dispnea: nefes almada güçlük, nefes darlığı
Eupnea (öpne): normal solunum
7.-ia, -iasis (-i, -yasis) olgu durum
Lithiasis (lithiasis): taş oluşması
Hyperdactylia (hiperdaktili): fazla parmaklılık
Glucosuria (glukozuri) idrarda şeker oranının artması
8.-emia (emi):kan /olgu durum:
Anemia:kanda alyuvar sayısının azalması
Hyperlipemia:kanda aşırı miktarda yağ bulunması
9.-rrhagia (raji): kanama
Rhinorrhagia (rinoraji): burun kanaması
10.-lysis: erime
Cytolysis (sitoliz): hücrelerin erimesi
autolysis (otoliz): hücrelerin kendi kendini eritmesi
11.-algia (alji):ağrı
myalgia(miyalji): kas ağrısı
14.-itis : iltihap
tonsilitis (tonsilit): bademcik iltihabı
Sinusitis: sinus iltihabı
Cystitis(sistit) idrar kesesi iltihabı
15.-oma : tümör, ur , kitle
Hepatoma:karaciğer tümörü
Lymphoma(lenfoma): lenf bezi tümörü
Diğer sonekler
1.-ifer, -fer: taşıyan, götüren
Lactifer (süt taşıyan)
2.-blast:olgunlaşmamış genç hücre, öncü hücre
Osteoblast: osteositin öncüsü
Terİm çeşitlerİ
Terim çeşitleri
Genel terimler: uluslar arası bilim kongrelerinde belirlenen terimlerdir.
Eponim terimler: bilim dallarında; oluşum, yapı ve yerlerin özel olarak kişi adlarıyla anılmasıdır. Bunlar daha çok o yapıyı yada oluşumu ilk gören veya onlar üzerine önemli çalışmalar yapmış olanlarını soyadlarıdır.
Eponim terim            latince karşılığı
Adam elması            prominentia laryngea
Bazı hastalıklarda eponim isimleriyle bilinir.
Parkinson hastalığı: istemli hareketlerde yavaşlama ve azalma, kaslarda katılaşma ve istemsiz titremelerle ortaya çıkan merkezi sinir sistemi hastalığıdır.
Behçet hastalığı: virütik veya nedeni bilinmeyen otoimmun bir hastalıktır. Ağızda aft denilen yaralar cinsel bölgede ülser şeklinde yaralar, gözde konjiktivit hastalığın üç önemli belirtisidir.
Akronim Terimler: akronim terimler genellikle ingilizcedir ve birden fazla kelimeden oluşan terimler için söylenim kolaylığı için baş harflerinin yazılmasıdır.
AIDS:Acquired İmmun Deficiency Syndrome
AKŞ:Açlık kan şekeri
ATP: adenozintrifosfat
BOS: beyin omurilik sıvısı
BT: bilgisayarlı tomografi
DM:Diabetes mellitus
ER: endoplazmik Retikulum
Kısaltmalar:
Dext: dexter
Dist: Distalis
Hb: Hemoglobin
Kcal: Kilokalori
C: Vertebra cervicalis
L: Vertebra lumbalis
L: Latince
Post.: Posterior
R.: Regio
Sin: Sinister
Ölçü birimleri:
L: litre        dL: desilitre
g: gram        U: unit
mL: mililitre    mg:miligram
Simgeler:
= eşit
+ pozitif, müspet
Negatif, menfi, olumsuz
>Büyüktür
<küçüktür
TanIsal terİmler
Radyolojik terimler
Radyodiagnoz: Teşhis ve tetkit için radyoaktif madde ile vücutta araştırma yapmak
Ultrasonografi: (ultrason) Vücuda yollanan ses dalgalarının organlardan geriye dönen ekolarının kaydedilmesi oluşur.
Tomografi: Bir organı derinlemesine göstermek için x ışını kullanılan bir yöntemdir.
Mamografi: memenin x ışını ile görüntülenmesidir.
Nükleer tıp terimleri
Kemik sintigrafisi: İntravenöz (İv) yolla verilen radyoaktif madde kemikte birikir. Kemik tümörleri, lezyonda daha fazla radyoaktif madde toplanmasıyla tanınır.
Tiroidsintigrafisi: İv yol ile verilen radyoaktif iyod tiroid bezinde birikir. İyodun kullanılma ölçüsüne bakarak bezin çalışma durumu belirlenir.
Pozitron emisyon tomografisi (PET): radyoaktif maddeler serbestleşmiş parçacıklarına pozitron denir. Pozitronlar vücuda enjekte edildikten sonra ve beyin ve kalp gibi bölgelere gider. Pozitronlar serbestleşirken radyoaktif maddenin yerini gösteren kesitsel renkli görüntüler alınır.
Klinik terimler
Amniosentez: uterusta fetüsün içinde bulunduğu sıvıyı (amnion) almak için yapılan cerrahi bir işlemdir.
Biyopsi: Vücuttaki organlardan doku parçası alınması ve incelenmesidir.
Perküsyon: altta bulunan organın boyut, yoğunluk ve pozisyonunu saptamak için küçük kısa parmak vuruşlarıdır.
Palpasyon: elle dokunarak yapılan incelemedir.
Laboratuvar terimleri
Tam kan sayımı: lökosit eritrosit ve trombositlerin sayısal ölçümü.
Hematokrit: kanda kırmızı kan hücrelerinin yüzdesinin ölçülmesidir.
Hemoglobin ölçümü: kanda hemoglobin ölçümü
Kreatin kinaz: bir kan enzimidir. Kalp kasında beyin dokusunda ve iskelet kasında bulunur. İzoenzim şeklinde bulunur. Yeni geçirilmiş kalp krizi göstergesi olarak kullanılır
Kolesterol: serum veya plazmada kolesterol miktarının ölçülmesidir. Kalp damar hastalıklarıyla ilişkilendirilir.
8
Ders Notları / Ders 2
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Şubat 06, 2018, 01:58:40 ÖS »
https://drive.google.com/open?id=0B3oWbkLwLk8sUG5CSzVtRzlPMUE

Tıbbi Terminoloji-2
Terimlerdeki temel yapılar
 KÖK: Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan, daha küçük parçalara ayrılmayan,
türememiş ancak kendisinden yeni sözcükler türetilebilen ek almamış sözcüklerdir.
 Bir terimde birden çok kök kelime olabilir.
 Gastr kelimesi mide anlamına gelen bir köktür.

Sonek: Terimlerin sonuna eklenir.
 Her terimde bir tane bulunur.
 Örneğin: gastr/itis:mide iltahabı
 -itis son eki iltihap anlamına gelmektedir.
 -ic ise ilgili ait manasına gelir. Gastr/ic(gastrik)
Önek: Terimin başında bulunur. Bir tanedir.
Örnek: -epi: üst yukarı manasında kullanılır.
Epi/gastr/ic(epigastrik) midenin üst bölgesiyle ilgili anlamındadır.
4.Kaynaştırma ünlüsü: Genelde kaynaştırma ünlüsü (o) harfidir. Ancak (e), (a), (i) gii ünlü
harfler de kaynaştırma ünlüsü olarak kullanılailmektedir.
Kaynaştırma ünlüsü, kök sözcüğü soneke ya da iki sözcüğü birbirine bağlar.
 Cardi/o/gram(Kardiogram) Sonek ile kökü birbirine bağlamıştır.
 Electr/o/cardi/o/gram(elektrokardiogram) iki kök sözcük birbirine bağlanmıştır.
 Çok az da olsa (e) ve (i) kaynaştırma ünlüsü olarak kullanılmaktadır.
Laryng/e/al(laringeal):gırtlakla ilgili Ren/i/formis(reniformis):böbrek biçiminde.
5.Birleşik kök: Bir kök sözcüğün kaynaştırma ünlüsüyle birlikte olan şekline birleşik
kök(birleşik form) denir.
 Bazen sadece bir kökten terim oluşabilir. Dermis(deri), vas(damar), splen(dalak)
 Önek+Kök bir terim oluşturabilir. Epi+dermis(epidermis):derinin üst tabakası
Tachy+cardia(taşikardi):kalp atışlarının hızlanması
 Kök+Sonek’ten terim oluşabilir. Derma+itis(dermatit): deri iltihabı

Kök+Kaynaştırma Ünlüsü(K.Ü.)+Sonek’ten terim oluşabilir. Splen+o+megaly(splenomegali):
Dalağın büyümesi Leuk+o+penia(lökopeni):Kanda akyuvarların azalması
Kök+K.Ü.+Kök+Sonek’ten terim oluşabilir. Laryng+o+pharyng+itis (Laringofarinijit):Gırtlak ve
yutağın birlikte iltihabı Gastr+o+enter+ic(gastroenterik):Mide ve bağırsaklarla ilgili.
Kök+K.Ü+ Kök+K.Ü+Sonek’ten terim oluşabilir. Cardi+o+my+o+pathy(kardiomiopati): Kalbin
kas tabakasının iltihabi olmayan hastalığı.
Önek+kök+Sonek’ten terim oluşabilir. Pan+sinus+itis(pansinusit):bütün sinüslerin iltihabı
Önek+Sonek’ten terim oluşabilir. Micro+tome(mikrotom):mikroskopta incelemek için küçük
dilimlere kesme aleti.
Tibbi terminolojide terim öğrenirken dikkat edilmesi gereken ana noktalar
Terimlerin yapısal ayrışımı: Amaç karmaşık gibi görünen terimleri basite indirgeyerek
ayrıştırmak ve anlamak.
a)Sonekten geriye gidilerek terimdeki köklerin anlamı bulunur.
b)Sonek sesli harf ile başlıyor ise o kaynaştırma ünlüsü düşürülür.
c)Kaynaştırma ünlüsü olan o harfi iki kök arasında ise düşürülmez.
KÖKLER
 Tıp terimlerindeki kökler ek alırken bazı sesler değişir ya da düşer.
Vücut bölgeleri ile ilgili kökler
1. cephal (o) (sefal, sefalo) :Baş
 Cephalalgia (sefalalji): Baş ağrısı
 Cephalopoda (sefalopoda): kafadan bacaklılar.
 Cephaloplegia (sefalopleji): Baş ve yüz hareketlerini sağlayan kasların felci
2. Ot (o): (auris) Kulak
 otalgia (otalji): Kulak ağrısı
 Otoscope (otoskop): Kulak
muayene aleti
 Otoplasty (otoplasti):dış kulağın
estetik ameliyatı.

Hareket sistemine ilişkin kökler
1. os, oss, osseo, ossi, ost, oste (o):kemik
 Osseous (osseous): kemikli
 Ossiform (ossiform): kemik şeklinde
 Ostalgia (ostalji) kemiklerde hissedilen ağrı
 Osteocyte (osteosit): kemik hücresi
 Osteitis (osteit): kemik iltihabı
 Osteoporosis (osteoporoz): kemik erimesi (porlu kemikler)
2.Arthr (o) (artr, artro): eklem
 Arthralgia (artralgi): eklem ağrısı
 Arthritis (artrit): eklemlerde iltihap
Dolaşım sistemine ilişkin kökler
1. Cardi (a), cardio (kardi, kardya, kardyo): yürek, kalp
 Cardiovascularis (kardyovaskular) : kalp ve damara ait
 Cardiology (kardyoloji) : kalp
hastalıkları ile ilgilenen bilim
dalı
2. Angi (o) (anji, anjyo): damar
 Angiolipoma (anjyolipom) :Damar ve yağ dokuları karışımından oluşan ur
 Angiectomy (anjyektomi): Damarın kesilip çıkarılması
Vas (o), Vasi (vas, vaso, vasi): damar
 Vasodilatation (vasodilatasyon): Kan damarlarının genişlemesi
 Vasiform (vasiform) : damar şeklinde
3. Arter, arteri: atardamar
 Arteritis (arterit): Atardamar iltihabı
 Arteriola (arteryol): küçük atardamar

4.Veni, veno : toplardamar
 Veniplex: toplardamar ağı
 Venosclerosis (Venosklerosis): toplardamar duvarının sertleşmesi
Solunum sistemine ilişkin kökler
1.Laryng (o): (laring, laringo): gırtlak
 Laryngeal (laringeal): gırtlakla ilgili
 Laringoscopy (laringoskopi) :gırtlağın laringoskop cihazıyla incelenmesi
2. Trache (o): (trake, trakeo): soluk borusu
 Trachealgia (trakealji): soluk borusunda hissedilen ağrı
 Tracheitis (trakeit): soluk borusu iltihabı
 Tracheoscope (trakeoskop): soluk borusunun içini muayenede kullanılan alet.
Sindirim sistemine ilişkin kökler
1.Gastr (o) : mide
 Gastroduodenal:Mide ve on iki parmak bağırsağı ile ilgili
 Gastroscope (gastroskop): mide içini gösteren alet.
2.İle (o): ince bağırsağın üçüncü kısmı (kıvrım bağırsak)
 İleectomy: ince bağırsağın ameliyatla çıkarılması
 İleorectal: İnce bağırsak ve rektum ile ilgili
Ürener sisteme ilişkin kökler
1. a) nephr (o) (G) (nefr, nefro): böbrek
 Nephrectomy (nefrektomi): böbreğin ameliyat ile çıkarılması
 Nephrolith (nefrolit): Böbrek taşı
1.b) ren (o) (L) (ren): Böbrek
• Renicapsule (renikapsul): Böbrek kapsülü
• Reniform: böbrek şeklinde
2. Urethr (o) (uretr, uretro) :Uretra idrar yolu

 Urethratresia: idrar yolunun kapalı oluşu
 Urethrophraxis (uretrofraksi): İdrar yolu tıkanıklığı
Sinir sistemine ilişkin terimler
1. Mening (o) (meninx): beyin omurilik zarları
 Meningitis: (menenjit) Beyin ve omurilik zarlarının iltihabı
 Meningorrhagia: (meningoraji) beyin ve omurilik zarlarının içine kanama olması
Duyu organlarına ilişkin kökler
1. Derm (a), dermat (o): deri
 Dermal: deri ile ilgili
 Dermatoplasty (dermatoplasti): deriye yapılan onarım ameliyatı
Diğer Kökler
Glu, glucos, gly, glyco: glikoz, şeker
Glucagon (Glukagon): Pankreastan salınan glikojeni glikoza dönüştüren hormon
Glycemia: kanda bulunan şeker
9
Ders Notları / Ders 1
« Son İleti Gönderen: Dr.Eser AĞAR Şubat 06, 2018, 01:51:12 ÖS »
https://drive.google.com/open?id=0B3oWbkLwLk8sMkV3NnktTkdfV1k

Vize : %40
Final: %60

Terim
Güncel konuşma dilinin dışında kalan, bilim, sanat veya herhangi bir meslek alanında, içeriği kesin belirlenmiş kavramları ve nesneleri ifade eden sözcüklere «terim» denilmiştir.
Köken itibari ile Latince «terminus» sözcüğünden gelmiştir. Latincede «terminare» eylemi ‘sınırlandırmak, sona erdirmek’ anlamları taşıdığı gibi ‘tanımlamak, belirlemek’ şeklinde de kullanılır.
Daha önceleri ise Arapça kökenli «ıstılah» sulh kökünden gelen bu kelime ‘uzlaşılmış mutabakat sağlanmış’ sözcüğü kastetmektedir.

Terimleşen sözcük tek anlamlıdır. Anlamları kişiden kişiye değişmez.
Terimlerle uğraşan bilim dalına terminoloji denir.
Tıp alanına giren bilimlerin de kendine özgü terimleri vardır. Bunlara tıp terimleri ya da tıbbi terimler denir.(ıstılahat-ı tıbbiye)



Tıbbi terminoloji bilim alanı tıp terimlerini kendine konu alır. (termin/o/logia)
Amacı tüm tıp terimleri öğretmek değildir, söz konusu terimlerin oluşmasının ve yorumlamasının ilkelerini açıklamaktır.


Tarihi geçmişe baktığımızda pek çok tıp ekolleri gelişmiş ve etkili olmuştur.
İslamiyeti benimseyen Türkler bununla birlikte Arapça-Farsça tıp ıstılahlarını da kabul etmişler ve 19. yüzyıla kadar kullanmışlardır.
Batılılaşma ile birlikte tıp alanında Fransızca etkili olmuştur.
20. yüzyılın ilk yarısında Almanyadan etkilenen tıp eğitiminde terimler açısından çok fazla bir etki görünmemiştir.
Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anglosakson tıp ekolünün ağırlığı ve İngilizce eğitimin başlamasıyla İngilizce terimler artmıştır armaya da devam etmektedir.




Dünyada Greko-Romen ekolden ve Arapça-Farsça ekolden bağımsız, binlerce yıllık geçmişe sahip tıp terimleri de vardır. (Çin, Tibet, Hindistan, Japonya vs.) Fakat Türkiye bu ekollerden uzak kalmıştır.

Hippocrates’ten; «melaena-karadışkı», «cardia-kalp» gibi
Aristoteles’ten; «meninx-beyin zarı», «arteria-arter-atar», «aorta-aort-ilkatar»


Terimlerin kullanılma şekli
Alıntılama; özgün yazılışının alıntılanması
Aktarma; okunuşa göre aktarılması
Çevirme; tercüme edilerek kullanılması
Diabetes mellitus Alıntılama
Diyabet  Aktarma
Şeker hastalığı çevirme


ÖDEV
Pes planus:
Oesophagus:
Columna vertebralis;
İris:
Tibia:
Çevirme kullanım şeklini bulunuz.
Latince sözcüklerin okunuş kuralları
1) C harfinin iki farklı okunuşu vardır. K veya S
a) ‘c’ harfi herhangi bir ünsüz önünde veya kalın ünlü önünde ‘a, o, u’ ‘k’ olarak okunur.
Scapula(skapula):Kürek kemiği
Crisis (kriz)
Cavitas (Kavitas):oyuk,boşluk
Costa(kosta):kaburga
Cor(kor):yürek,kalp


1)b) c’ harfi ‘e, i,ae, oe,y’ harflerinden önce geldiğinde ‘s’ olarak okunur.
Cerebrum(serebrum):beyin
Cellula(sellula):hücre, göze
Occipitale(oksipital):Alt kafa kemiği
Cilium(silyum):Kıl
Caesariane(sezaryan): karın ve döl yatağının açılarak çocuğun dışarı alınması

2)’ae’ harfleri e olarak okunur
Arteriae(arterye):Atardamarlar
Vertebrae(vertebre):omurlar
Costae(koste):Kaburgalar


3)’oe’harfleri ö olarak okunur.
Oesophagus(ösofagus):yemek borusu
Oedema(ödem):sıvı toplanması
Oestrogene(östrojen):hormon
4.’eu’ harfleri ö okunur.
Neuron(nöron): sinir hücresi
Leucaemia (Lösemi)

5.’y’harfi i okunur
Thymus(timus):timus bezi
Hypodermis(hipodermis):derialtı
Systema(sistem):dizge

6.’i’ harfi normal şartlarda i okunur. Ancak ‘a, e, o,u’ dan önce gelirse y okunur
Regio facialis(rejyo fasyalis): yüz bölgesi
Arteriola(arteryol):Küçük atardamar
Cilium(silyum):kıl

7. ‘j’ harfi ünlü bir harfin önüne gelirse y okunur.
Jejunum(yeyunum):boş bağırsak
8)’th’ harfleri ‘t’ okunur.
Thorax(toraks):göğüs, göğüs kafesi
Urethra(uretra):idrar yolu
Thrombocyte(trombosit)

9)’rh’harfleri ‘r’ okunur.
Rhin(rin):Burun
Rhythmic(ritmik):düzenli

10)’ch’ harfleri ‘k’ okunur.
Brachium(brakyum):kol
Bronchus(bronkus):Bronş
Parenchyma(parenkima):salgı bezlerinin işlevsel bölümü

11)’ph’ harfleri f olarak okunur
Pharynx(farinks):yutak
Nephros(nefros):Böbrek

12) ‘sch’ harfleri ş okunur.

13)’x’ harfi ks olarak okunur.
Thorax(toraks):göğüs, göğüs kafesi
Larynx(larinks): gırtlak
Pharynx(farinks):yutak
Os maxilla(os maksilla):üst çene kemiği

14)’au’ harfleri ‘av’ ya da ‘o’ olarak okunur
Auris(avris):kulak
Autolysis(otoliz):hücrenin kendi kendini eritmesi
Autonomic(otonomik):kendi
kendine çalışan

15)a) ’g’ harfi ‘a,o,u’ harflerinden önce gelirse g okunur.
Glandula(glandula):salgı bezi
Lingua(lingua):dil
Gaster(gaster):mide

15)b)’g’ harfi ‘e,i,y’ harflerinden önce gelir ise j okunur.
Congenital(konjenital):doğuştan
Myalgia(mialji):kas ağrısı
Gynecologia(jinekoloji)

16)’t’ harfi ‘ia,io, iu’ harflerinden önce gelirse s okunur.

Dephormation:?
Dehidration:
10
SEMA BAYSAL: Merhaba sevgili Business Channel izleyicilerİ… Bir işkolik programından daha seslenmekteyiz sizlere. Her zaman olduğu gibi herkesi ekranları başına davet ediyoruz. Evet! Bugün  kükonuğumuz Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Yrd. Doç. Dr.Sayın Eser AĞAR. Hoşgeldiniz hocam.
ESER AĞAR: Hoşbulduk efendim. Merhabalar.
SEMA BAYSAL: .Merhaba! Evet bizler ve izleyicilerimiz öncelikle  sayın Eser AĞAR kimdir kendilerini tanımak,tanışmak isteriz. Buyrun…
ESER AĞAR: Peki efendim. Ben Adana’lıyım. 1977 doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Adana’ da tamamladım. Adana Anadolu Lisesi mezunuyum. Daha sonra Ankara Üniversitesi  Tıp Fakültesi’ ne girdim. 2001 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra İstanbul’a geldim. Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum konusunda ihtisas yapmaya başladım. 2006 yılında daha henüz ihtisasım bitmeden, riskli gebelikler, ayrıntılı ultrasonografi, amniyosentez  gibi işlemleri inceleyebilmek ve daha iyi öğrenebilmek  için Çapa Tıp Fakültesi, Perinatoloji  Bilim Dalı’na geçici görev ile tayin edildim. Oradaki eğitimimi tamamladıktan sonra tekrar kliniğime geri döndüm. Ve  2006 yılında uzman olarak mezun oldum. Ardından tabi ki mecburi hizmete gitmeniz gerekiyor. Siverek’ te 1 yıl boyunca mecburi hizmet görevimi tamamladım. Ondan sonra Kayseri’de askerliğe başladım. Bu sefer askerliğimi yaparken aynı zamanda özel hastane de   part-time olarak çalıştım.  Tekden Hastanesi ve Kayseri Acıbadem Hastanesi’nde askerliğimi yaparken hemde kadın doğum uzmanı olarak görevime devam ettim. Askerliğimi de bitirdikten sonra İstanbul’ a geldim. Devlet memurluğundan istifa ettim ve özel sektöre geçtim. Bahat Hospital’de uzmanlık görevine başladım. Ardından Medicana İnternational hastanesine transfer oldum. Ve oradan Amerika Birleşik Devletleri’ne  genital bölgenin estetik cerrahisi konusunda çalışmalar yapmak için Los Angeles kentine gittim. Dünyaca ünlü Red Alinsod -genital bölge estetiğiyle ilgili kendisi- ile birlikte çalışma imkanı buldum. Sonra Türkiye ‘ye döndüm. Daha sonra Silivri’den teklif geldi. O zaman ismi Silivri Anadolu Hastanesi’ydi, şimdi Medical Park Silivri oldu. 3,5 yıl kadar orada çalıştım. Ardından Silivri’deki  diğer hastaneye (Silivri Kolan Hospital) geçerek 2,5 yılda orada çalıştıktan sonra en sonunda artık kendi kliniğimi açmaya kara verdim ve sonunda açtım.
SEMA BAYSAL:Hayırlısı olsun diyoruz hocam. Çok ciddi bilgi birikimine sahip bir cv den bahsettiniz. Ama burada bizim ilgimizi çeken bir şey oldu. Estetik cerrahi ye olan ilginiz hangi dönemde başladı?
ESER AĞAR: Üniversite de öğrenciyken daha 1. Sınıftayken, 2. Sınıftayken yaz tatillerinde Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi  Bilim Dalı’nda kendimi geliştirmek için staj yaptım. Hep ilgim vardı.  Diyeceksiniz ki o zaman neden Kadın Hastalıkları ve Doğum’u seçtiniz. Kadın Hastalıkları ve Doğum’un mutluluk yanı  orada ki doğum, bebekler ve ameliyatları çok ilgimi çektiği için daha sonra Kadın Doğum uzmanı olmaya karar verdim ama  Plastik Cerrahi’den de, Estetik Cerrahi’den de kopamadım. Şu anda hala hem Kadın Doğum Uzmanı’yım, hem de Genital Bölge Estetik Cerrahisi konusunda ameliyatlar yapıyorum.
SEMA BAYSAL:Evet. Böylece  aslında birçok insanın merak ettiği bir konuyu da ele alacağız.  Genital bölge estetiği nedir? Ne tarz operasyonları kapsar?
ESER AĞAR: Genital bölgeden kastımız, dış genital yapı ve vajinadan bahsediyorum . Nasıl yüzümüzdeki kırışıklıklar için bazı operasyonlar geçirebiliyorsak, burun estetiği yapıyorsak, yaptırabiliyorsak, genital bölgedeki şekil değişikliği, kişiyi rahatsız eden orantısızlıklar, asimetriler, vajinadaki  doğumlara bağlı ya da kilo alıp vermeye bağlı genişlemeler, idrar torbasının ya da rektum dediğimiz kısmın sarkması , bunların hepsini biz operasyonlarla düzeltebiliyoruz. Bazlarını  ameliyatsız operasyonlarla, bazısını da ameliyat şeklindeki operasyonlarla da giderebilmekteyiz.  En sık yaptığımız operasyonlardan birisi vajinal daraltma,  diğeri de labioplasti dediğimiz işlem. Burada labium minus dediğimiz küçük dudaklar, Radiofrekans cihazı kullanılarak, Radiofrekans dalgaları kullanılarak küçültülebiliyor. Kişiyi eğer rahatsız ediyorsa tabi…
SEMA BAYSAL: Evet . Hastalarınız tarafından çok seviliyorsunuz. Bunu biliyoruz, duyduk, o şekilde de ulaştık zaten size…  Çalıştığınız bütün hastaneler de çok büyük hasta potansiyeline ulaşmışsınız. Bunu neye bağlıyorsunuz? İnsanlar neden sizi tercih ediyor?
ESER AĞAR: Diğer doktorlarda bu şekilde düşünüyordur ama ben özellikle şuna bağlıyorum. Bir hasta kapıdan girdiği zaman onu sanki benim kız kardeşimmiş gibi, sanki benim annemmiş gibi ya da komşumuzmuş gibi, nasıl doğru bir şekilde yardımcı olmam gerekiyorsa o şekilde işimi yapmaya çalışıyorum. Galiba bunu yapma isteğim karşı tarafa da geçiyor. Hastalar bunu anlıyorlar galiba, ilk önce  onların duygularını hissederek , sorunlarını çözmeye odaklanarak ve hasta için emek verdiğimi, hasta gördüğü için zannediyorum böyle hissediyorlar.
SEMA BAYSAL: Evet. Çok ta doğru. Peki hastanede çalışırken neden kendi yerinizi açma isteği duydunuz?
ESER AĞAR: Şimdi, hastane konsepti farklı bir konsept … Hastanelerin hizmet verdiği bir popülasyon var ve bir potansiyali var. Mesela günde 200 tane hasta kapıdan girer ve hastanelerin bulundurmak zorunda olduğu ve üstüne çıkamadığı kadro sınırlamaları var. Hastane 3 tane ya da 4 tane kadın doğum uzmanı çalıştırmak zorunda, daha fazlasını çalıştıramıyor. Ve o kapıdan diyelim ki 200 tane  hasta girerse bunlar, bu uzmanlara bölüştürülüyor. Sadece  ben olduğum için değil, hasta olduğu için, uzman gözetmeksizin kapıdan giren bir popülasyon  var ve bunlara bir şekilde bakılmak zorunda ve dolayısıyla günde baktığımız hasta sayısı 50 ile 60 olduğu için, beni özellikle tercih eden hastalara yeterli ilgi ve zamanı ayırmadığım için, ilgiyi gösteremediğim için rahatsız oluyordum. O yüzden daha güzel hizmet verebilmek için artık kendi ünitemi açmamın doğru olacağını düşündüm.  Ve açtım. Çok ta iyi oldu.  Şu anda hastalarıma yarım saat ayırabiliyorum . Bütün sorularını cevaplayabiliyorum. Hastamın kafasında hiçbir soru işareti kalmıyor artık eve giderken. Dolayısıyla hastalarım daha huzurlu bir şekilde kliniğimden ayrılabiliyorlar. Dediğim gibi farklı bir konsept , hastanede mecburuz.  Yani o kadar süre içinde, o kadar hastaya bakmaya mecbur olduğumuz için, maalesef hastalara 5 dk,6 dk zaman ayırabiliyoruz. Dolayısıyla hastalar aklındaki soruların hiçbirini soramadan hastaneden ayrılıyorlardı. Fiziken sorunları çözülür ama ruhen tatmin olamadan ayrılıyorlardı. Ben şimdi bu sorunu ortadan kaldırmış oldum.
SEMA BAYSAL: Evet.Peki ünitenizde ne tarz hizmetler sunmaktasınız?
ESER AĞAR :Ünitemizde her hizmeti sunuyoruz.  Gebelik takibi başından sonuna kadar, hastalarımıza 4 boyutlu ve renkli ultrasonografi ile bebeklerini görebiliyoruz. Hastalarımız gebeliği belli bir seviyeye geldiğinde NST cihazıyla gebeliğin son dönemlerini aynı zamanda takip edebiliyoruz. Küçük cerrahi müdahaleleri yapabiliyoruz. Siğillerin, rahim ağzı yaralarının tedavisini , onun dışında hastalarımıza bütün tahlilleri  kliniğimizde yapabiliyoruz. Anlaşmalı olduğumuz laboratuvar var, hemşire hanım hastamızın tahlillerini alıyor ve bu  laboratuvarda hastaların bütün tahlillerini yaptırabiliyoruz. Bunun dışında doğum ve ameliyat gerekirse de anlaşmalı olduğumuz hastaneye birlikte gidip hastanın ameliyatını ya da doğumunu gerçekleştiriyoruz.
SEMA BAYSAL: Evet. Şimdi hocam genital bölge estetiğine dönmemiz gerekirse  anlatacak çok şeyiniz olduğuna inanıyorum ve her zaman da gerek hocalarımız tarafından, gerekirse bizler tarafından hep üstü kapatılan bir konu olarak geçiyor değil mi?
ESER AĞAR: Evet. Türkiye’de maalesef o bölge tabu … Konuşması bile zor gerçekten.
SEMA BAYSAL: Zor, yasak.
ESER AĞAR: Yasak.  Bunu televizyon da konuşması da zor. Dolayısıyla insanlar bilmiyor. Yani bu benim kaderim , artık olmuş, bu şekilde hayatıma devam edeceğim, bunun bir çözümü yok diye düşünüyorlar. Halbuki var. Bütün estetik, genital bölgenin estetiği ile ilgili, gözünüze  yanlış gelen ya da sizi rahatsız eden her şeyin çözümü var. Bunun için bir doktordan yardım almaları gerekiyor. Özellikle dediğim gibi Estetik Cerrahi ile ilgilenen kadın doğum uzmanlarından bununla ilgili destek alabilir hastalarımız.
SEMA BAYSAL: Evet. Bunda utanacak, çekinecek  yada  tabulaştırılacak bir şey yok…
ESER AĞAR: Bu da bir sağlık.
SEMA BAYSAL: Kesinlikle öyle. Sağlık konusu. Ve hem fiziki sağlık, hem de ruhsal sağlık için çok gerekli. Zaman Zaman çok gerekli durumlar ortaya çıkabiliyor.
ESER AĞAR:EVET
SEMA BAYSAL: Peki Genital bölge estetiği yapılmaya karar verildi. Hastanın öncesinde neler yapması gerekiyor? Sonrasında neler yapması gerekiyor? Yani sosyal yaşantısını bu operasyondan sonra ne zaman dönebilir. Operasyon esnasında  hastanın yaşadıkları ?
SEMA BAYSAL: Şimdi ameliyattan ameliyata bu fark ediyor. Ameliyatın komplike olup olmamasına göre  fark ediyor. Bahsettiğimiz ameliyat labioplasti ise ya da vajina daraltma ise 2-3 gün kadar hastamızın dinlenmesini öneriyoruz. Aslında isteseler işlerini yapabilirler mi yapabilirler ama sonuçta hepimiz insanız, ameliyat olmuşuz birazda kendimizi şımartmamız gerekiyor. Ameliyat olmuş bir insan 2-3 gün en azından dinlenmesi gerekiyor. Evet . Planlanan zamanda hastamıza öncesinde bilgilendirmeleri yapılıyoruz. Hastanın genital bölgesinin  önce görüntülerini alıyoruz, fotoğrafları  tabi bunlar kesinlikle gizli yapılıyor ve hastayla bunu paylaşıyoruz. Fotoğrafları hastaya da veriyoruz. Sonrasında operasyondan sonra tekrar fotoğrafları alıyoruz. Hastamızın bunu kıyaslaması açısından,  hem de bunu dökümante etmek açısından fotoğraflarını da alıyoruz. Operasyondan sonra en fazla 1 gece yatıyor. Bazen hiç yatırmadan eğer ameliyatı sabah yapmışsak, öğleden sonra bile taburcu edebiliyoruz. Evinde dediğim gibi 2-3 gün kadar dinlenip iş hayatına tekrardan dönebiliyor.
SEMA BAYSAL:Evet. Operasyon esnasında hasta konforu hangi seviyede oluyor. Herhangi bir ağrı sızı?..
ESER AĞAR: Şimdi Amerika’da bu ameliyatlar muayenehane de yapıldığı için  lokal anestezi tercih ediliyor. Lokal anesteziyle bu ameliyatları muayenehanede yapabiliyoruz. Ancak benim kendi tecrübem de şöyle sıkıntılar gördüm. Lokal anestezi yaptığımızda dokuya bir lokal anestezi enjekte ettiğimizde ve daha sonra fazla olan dokuyu çıkardığımızda,  zaman içerisinde , bu günler içerisinde  verdiğimiz lokal anestezi dokudan çekildiğinde bazen asimetri olabiliyor. O yüzden ben o bölgeye herhangi bir enjeksiyon yapmak istemiyorum.Simetriyi bozmamak için  operasyonda. Hafif derecede hastayı o yüzden uyutabiliyoruz. Ya da  belden aşağı dediğimiz spinal anestezi yöntemiyle  belden aşağıyı tamamen uyuşturarak bu işlemi yapabiliyoruz. Hasta herhangi bir ağrı, sızı hiçbir şekilde hissetmiyor. Ve hastanın bu taburculuğuna ya da iyileşme süresine kötü yönde bir etkisi yok . Dediğim gibi bu lokal anesteziyle de yapılabilir ama daha sonrasında meydana gelebilecek asimetri açısından zaman içerisinde dediğim gibi bir risk gördüm ben. O yüzden artık açıkçası çok fazla tercih etmiyorum lokal anesteziyi.
SEMA BAYSAL:Hasta konforu açısından da hafif bir sedasyon çok daha uygun diyorsunuz.
ESER:AĞAR:Aynen o şekilde
SEMA BAYSAL:Harika…Böylece ağrı, acı, sızı hissedilmediğini  de öğrenmiş olduk hocamızdan. Evet müzikle uğraştığınızı biliyoruz. Ne kadar süre oldu müzikle uğraşalı?
ESER AĞAR:Ben 7 yaşından beri müzikle uğraşıyorum. 7 yaşında piyano eğitimine başladım. Daha sonra lise yıllarında ud eğitimi aldım. Ve üniversitedeyken , Ankara’dayken TRT Ankara Radyosu’nda 5 yıl ud icracısı olarak çalıştım. Daha sonra uzman olduğumda İstanbul’a geldiğimde bu sefer Serkan ÇAĞRI’ dan  klarnet dersleri aldım. Ve klarneti o şekilde öğrendim. Evde stüdyom vardı ama  benim şimdi minik kızlarım var 2 tane, birisi 5 yaşında, birisi 2 yaşında  o yüzden artık evde böyle bir stüdyom yok. Ve onlarla, kalan bütün zamanımı onlarla geçirmek istiyorum. Müziğe açıkçası eskisi kadar zaman ayıramıyorum. Sadece ayda 1 gün arkadaşlarla bi yerde program yapıyoruz. Klarnet çalıyorum orada. Bu benim için çok rahatlatıcı bir şey oluyor. Yani dediğim gibi şu anda eskisi kadar müziğe çok zaman ayıramasam da, yine de benim için çok güzel bir şey .
SEMA BAYSAL: Evet .Harika ve aile hayatınızın oldukça düzenli olduğunu, çok ta mutlu olduğunuzu  detaylardan anladık. Peki yakın gelecekte , iş hayatınız ile ilgili planlarınız var mı? Varsa  neler ?
ESER AĞAR: Şimdi ben kliniği açalı 6 ay oldu. Ve bir kuruluşun tam anlamıyla yoluna girebilmesi için, bazı şeylerin rayına oturabilmesi için yaklaşık 3 yıl zaman gerekiyor. Dolayısıyla ben önümüzde ki 3 yıl boyunca kliniğimde eksikler varsa tamamlamayı, bazı şeyleri standardize etmeyi ve hizmet kalitemi gitgide daha da arttırmayı düşünüyorum. 3 yıldan sonra geleceğim seviyeye bakıcam, ondan sonra nereye doğru  gideceğime o zaman karar vereceğim. Şu andaki bütün konsantrasyonum kliniğimde herşeyin yolunda gittiğini görmek üzere şu anda.
SEMA BAYSAL: Kıymetli bilgiler için tekrar hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz.
ESER AĞAR:Hoşbulduk efendim, teşekkürler.
SEMA BAYSAL: Evet sevgili işkolik izleyicileri …Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı YRD. Doç. Dr. EserAĞAR ’ı ağırladık. Hoşçakalın.
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 »